Eigen RadarYapay Zekâ
Analiz

Kamu kurumlarının karşısında bir hacim makinesi

Britanya'daki iş mahkemeleri ile ABD meslek yüksekokulları, yapay zekânın başvuru ve ödev üretimini ucuzlatmasının kamu kurumlarında doğurduğu iki farklı baskıyla karşılaşıyor.

Yapay Zekâ··Sabah
Aydınlık taş ve ahşap bir kurum salonunda, çeşitli boş dosya yığınları geniş bir giriş bandından birkaç şeffaf bölmeli inceleme masasına doğru daralıyor; uzaktaki çalışanlar dosyaları ayırıyor.

Mahkemeye ulaşan dilekçe dalgası

The Decoder'ın The Economist'e dayandırdığı habere göre Britanya'da çalışanlar, avukata ödeme yapmak yerine iş davalarındaki dilekçeleri ChatGPT veya Grok ile yazıyor. Mart 2026'ya kadarki yılda başvurular yüzde 39 arttı; bekleyen dosya sayısı yüzde 55 yükselerek 64.000'e ulaştı. Mahkeme başkanları Barry Clarke ile Susan Walker'ın iç yazısı, yüzlerce sayfayı bulan ve uydurma yasa maddeleriyle gerçekçi olmayan talepler içeren dilekçeleri anlatıyor. Geçici tedbir başvurularındaki artış yüz kat düzeyinde. Kurumun yükünü yalnızca üretken yapay zekâ belirlemiyor. İşçi Partisi'nin Employment Rights Act düzenlemesi yaklaşık 25 yeni dava gerekçesi ekliyor ve tazminat üst sınırlarını kaldırıyor; bu da başvuru hacmini etkileyebilecek ayrı bir değişiklik. Haber, yapay zekâyla yazılmış her dilekçenin dayanaksız olduğunu söylemiyor. Yine de uzun metin üretmenin gideri düşünce mahkeme çalışanlarının uydurma atıfları, uygulanamayacak talepleri ve gerçek uyuşmazlıkları aynı yığın içinde ayırması gerekiyor. The Decoder ayrıca Pakistan'daki karşıt bir çalışmayı aktarıyor: yapay zekâ araçları ve eğitim verilen hâkimler daha çok dosyayı daha hızlı sonuçlandırdı. Aynı teknoloji, erişim tarafında iş yükünü büyütürken kurum içinde doğru araç ve eğitimle işleme hızını da artırabiliyor.[1]

Sahte öğrencinin gerçek ödemesi

ABD'deki meslek yüksekokullarında baskı başka bir kapıdan geliyor. The Decoder'ın The New Yorker'a dayandırdığı habere göre dolandırıcılar sahte öğrencileri derslere kaydettiriyor, öğrenim yardımını alıyor ve öğrencinin etkin görünmesi için gereken ödevleri yapay zekâya hazırlatıyor. Suistimal özellikle öğrencilerin adsız kalabildiği eşzamansız çevrim içi derslerde yoğunlaşıyor. East Los Angeles College'da öğretim üyesi David Song, öğrenci topluluğu çoğunlukla Latin ve Asya kökenli olan okulundaki tarih dersinde yaygın Anglosakson adları taşıyan öğrenciler görünce bu düzeni birkaç yıl önce fark ettiğini söylüyor. Song derslerinde yapay zekâ kullanımına izin veriyor, ancak bunun belirtilmesini istiyor; açıkça yapay zekâyla üretilmiş içerikte bile bu kurala uyulmadığını anlatıyor. Tarih öğretim üyesi David Roach da öğrencilerinin yarısından fazlasının ödevlerde yapay zekâ kullandığını tahmin ediyor. Burada kurumun karşılaştığı sorun yalnızca düşük nitelikli ödev değil. Sahte kimlik, öğrenim yardımı başvurusu ve otomatik hazırlanmış ders çalışması tek bir dolandırıcılık düzeninde birleşiyor. Çevrim içi dersin erişilebilirlik sağlayan adsız ve zamandan bağımsız yapısı, gerçek öğrenciler için değer taşırken dolandırıcıların çok sayıda sahte katılımı daha az insan emeğiyle sürdürmesine de alan açıyor.[2]

Üretim ucuzlayınca doğrulama pahalılaşıyor

İki olayın ortak baskısı, yapay zekânın kuruma ulaşan içeriği üretme giderini düşürmesiyle ortaya çıkıyor. İş mahkemesinde uzun bir dilekçe, meslek yüksekokulunda ise dönem boyunca teslim edilen ödevler daha az çabayla hazırlanabiliyor. Kurumların karar işi buna karşılık ortadan kalkmıyor: mahkeme gerçek hukuk dayanağını ve uygulanabilir talebi ayırmak, okul gerçek öğrenciyi ve anlamlı katılımı saptamak zorunda. Bu benzerlik, iki olayın aynı tür suistimal olduğu anlamına gelmiyor. Britanya'daki gelişmede başvuru hakkını kullanan gerçek kişiler, uydurma yasa maddeleri ve büyüyen dava yükü birlikte yer alıyor; ABD'deki olayda ise sahte kimlik ve öğrenim yardımını ele geçirme amacı baştan dolandırıcılık düzenini kuruyor. Kamu kurumlarının karşısındaki ortak sonuç, belge ya da ödev sayısının insan niyeti ve doğruluğu için daha zayıf bir işaret hâline gelmesi. Pakistan'daki hâkim çalışması, çözümün yapay zekâyı tümüyle dışlamakla sınırlı kalmadığını da gösteriyor; kurum içindeki eğitimli kullanım işlemeyi hızlandırabilir. Haberlerin birlikte çizdiği tablo, erişimi korurken kimlik, kaynak ve içerik doğrulamasını güçlendirme gereğini görünür kılıyor. Üretim aracının hızı giriş kapısında hacim yaratıyor; kamu çalışanlarının sorumluluğu ise her başvurunun hukuki, eğitsel ya da mali anlamını tek tek belirlemeye devam ediyor.[1], [2]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıThe DecoderYapay zekâyla yazılan başvurular, Britanya'da iş mahkemelerinin bekleyen dosya sayısını 64.000'e çıkardı↩1↩2
  2. Haber kaynağıThe DecoderDolandırıcılar ABD meslek yüksekokullarına sahte öğrenci kaydettirip ödevleri yapay zekâya yaptırıyor↩1↩2