Ağacın tuttuğu yer
Casa Sima’da 150 metrekarelik evden önce ağaçların yeri geliyor. Meksika’nın Jalisco eyaletindeki Sierra de Tapalpa ormanında Dosorozco, mevcut ağaçları kaldırmadan yerleşmeyi seçmiş. Stüdyonun yaratıcı yönetmeni Guillermo R Orozco’nun anlattığına göre bu karar yalnızca bahçeyi korumuyor; evin geometrisini, teraslarını ve yere değdiği noktaları da belirliyor. Burada mimariyi okumaya koyu ahşap yüzeyden başlamak, asıl kararı geç görmek olur. Planın ilk sınırı, yapının dışında kalan canlıların tuttuğu yer.[1]
Eğimli arazideki mevcut açıklığa uzanan plan, iki kesişen dikdörtgen kütleyle kuruluyor. Alt katta oturma, yemek ve mutfak alanı iki taş duvar arasında; üstteki küp biçimli bölümde iki yatak odası var. Bu düzen, ağaçları koruma niyetini odaların nereye yerleştiği sorusuna bağlıyor. Kararı yalnızca doğa sevgisiyle açıklamak yine de eksik kalır. Arazinin eğimi ve zaten var olan açıklığın biçimi de aynı yerleşimi zorlamış olabilir. Orozco’nun açıklaması korunacak ağaçları tasarımın başına koyuyor; bütün biçimi tek nedene indirmek gerekmiyor.[1]
Bu seçimin kullanıcıya nasıl ulaştığı giriş yolunda daha açık. Basamaklı yol orman tabanından yükseliyor ve alt kotu evin üstteki kütlelerine bağlıyor. Girişteki ahşap duvarı çelik bir çerçeve taşıyor. Orozco’nun yükseltilmiş avlu dediği bu eşik, kapalı bir oda olmadan çevreyi çerçeveliyor. Yolun altında zemin sürüyor; evin sınırına varmak birkaç basamakta tamamlanan bir geçiş oluyor. Planın araziyle pazarlığı, burada günlük bir harekete dönüşüyor.[1]
Terasların iki ayrı zemini
Güneydeki teras zemine oturuyor, kuzeydeki yükseliyor. Üst kattaki iki yatak odası da çatı teraslarına açılıyor. Aynı ev böylece dışarıyla tek bir ilişki kurmuyor: bir yerde toprağa çıkılıyor, başka bir yerde ormana yukarıdan bakılıyor. Orozco’nun katlar arasındaki dönüş ve çapraz görüşler üzerinde durması bu nedenle anlamlı. Küçük bir konutta açıklık duygusunu yalnızca camın büyüklüğüne bağlamak yerine, odadan hangi dış mekâna geçildiğine bakmak daha açıklayıcı.[1]
Malzemeler bu yerleşimin ardından okunmalı. Taş duvarlar içeride görünür; koyu ahşap tavanlar geniş camlarla yan yana. Girişteki ahşabın yağ ve ısıyla işlenmesi, Orozco’nun anlattığı yerel yüzey koruma yöntemi. Bunlar ormanla renk ve doku ilişkisi kuruyor. Yine de koyu bir yüzey, ağaçların korunduğunu anlatan plan kararının yerine geçemez. Evde etkili bulduğum bağ, görünüş ile yerleşimin aynı araziye ayrı yollardan karşılık vermesi: malzeme ağaca benziyor, kütle ağacın yerini boş bırakıyor.[1]
Casa Sima’dan başka bir eve taşınabilecek soru da burada. “Ormana uyum” sözü hangi odanın yerini, hangi yaklaşım yolunu veya hangi terasın kotunu değiştirmiş? Bu projede yanıt, mevcut açıklığa uzanan planda ve iki farklı seviyeye çıkan teraslarda aranabiliyor. Aynı soruyu başka bir tasarıma sormak için karartılmış ahşabı tekrarlamak gerekmiyor. Önce korunmasına karar verilen şeyin çizimde gerçekten yer tutması gerekiyor. Evin ormanla ilişkisini somutlaştıran ölçü bu.[1]