IMF küresel büyümeyi yüzde 3,1 öngörürken enerji ithalatçıları zorlanıyor
Uluslararası Para Fonu, yeni Dünya Ekonomik Görünümü raporunda 2026 küresel büyümesini yüzde 3,1 olarak öngördü. Toplam tahmin ülkeler arasındaki ayrışmayı gizliyor: yapay zekâ yatırımlarından yararlanan ekonomiler daha dayanıklı görünürken enerji ithalatçıları ve düşük gelirli ülkelerin koşulları ağırlaşıyor. Kurum, enflasyon ile borç risklerinin ekonomi politikalarındaki hareket alanını daralttığını belirtiyor.
Ekonomi ve Piyasalar··Akşam
Küresel tahminin altında eşitsiz koşullar var
Uluslararası Para Fonu’nun yeni Dünya Ekonomik Görünümü raporu 2026 küresel büyümesini yüzde 3,1 öngörüyor. Anadolu Ajansı da Bangkok’taki IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında açıklanan aynı tahmini bağımsız olarak aktardı. Rakam küresel toplamı ifade ediyor; her ülkenin bu oranda büyüyeceği anlamına gelmiyor. Fon, 2027 için dünya büyümesini yüzde 3,4 olarak tahmin ediyor.[1], [2]
IMF, dayanıklı görünen toplam rakamın altında ülkeler arasındaki ayrışmanın genişlediğini belirtti. Yapay zekâ yatırımlarından veya elverişli dış ticaret koşullarından yararlanan ekonomiler görece daha iyi durumda. Enerji ithalatçıları ile düşük gelirli ülkeler, özellikle yakıt ve gıda fiyatlarının baskı yarattığı yerlerde daha zor koşullarla karşılaşıyor. Dünya ortalaması bu farklı etkileri tek bir tahminde birleştiriyor.[1]
Bölgesel zayıflık görünümü etkiliyor
IMF’nin görünümünde Orta Doğu ve Orta Asya bölgesindeki zayıflık özellikle belirgin. Bölgenin 2026 büyüme tahmini 2,2 puan düşürülerek yüzde 0,3 daralmaya çevrildi. Bu bölgesel rakam dünya tahmininden ayrı ve çok farklı ölçekteki bir sarsıntıyı yansıtıyor. Enerji bağlantılı şoklar üreticileri, ithalatçıları ve komşu ekonomileri aynı biçimde etkilemiyor.[2]
Fon, 2026 küresel enflasyonunu yüzde 4,7 öngörüyor; gıda ve enerji fiyatlarındaki artış etkenler arasında. Bu da tamamlanmış yılın ölçülmüş enflasyonu değil, bir tahmin. Üretimin büyümeyi sürdürdüğü ülkelerde bile fiyat artışları yaşam maliyetini yükseltebilir ve merkez bankalarının faiz kararlarını zorlaştırabilir. Büyüme ile enflasyon öngörüleri aynı ekonomik görünümün farklı yönlerini anlatıyor.[1]
Borç ve piyasa riskleri hareket alanını daraltıyor
IMF, Orta Doğu’daki gerilimin uzamasını, devlet tahvili getirilerinin yükselmesini ve ticaret sürtüşmelerinin yeniden artmasını aşağı yönlü riskler arasında saydı. Yapay zekâ yatırımlarına ilişkin beklentilerin boşa çıkması piyasa düzeltmesine yol açabilir; verimlilik kazanımları daha erken ortaya çıkarsa büyümeyi destekleyebilir. Bunlar yaşanmış olaylar değil, koşula bağlı riskler. Yeni şokları karşılamak için alanın daralması önem taşıyor.[1]
Kamu borcu ve borçlanma maliyetleri yüksekken fon, mali tamponların yeniden güçlendirilmesini önerdi. Gıda ve enerji giderleri artan hanelere geçici, hedefli destek verilmesini savundu; bütün ülkeler için aynı adımı önermedi. Para politikasının da gelen verilere ve ülkelerin enerji şokuna maruz kalma düzeyine göre şekillenmesi gerektiğini belirtti. Eşitsiz görünüm, tek küresel büyüme rakamından her ülke için aynı kararı çıkarmayı engelliyor.[1]