Musalem yakın zamanda parasal sıkılaştırma çağrısı yaptı
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, enflasyonu merkez bankasının hedefine yaklaştırmak için para politikasının yakın zamanda sıkılaştırılması gerektiğini savundu. Gecikmiş ve ani değişiklikler yerine erken atılacak küçük adımları tercih etti. Değerlendirmesinde kalıcı fiyat baskıları ve güçlü talebin yanında enerji, taşımacılık ve verimlilikten gelebilecek rahatlamaya da yer verdi.
Ekonomi ve Piyasalar··Sabah
Erken ve küçük adımlar önerildi
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, 30 Ekim’de yakın zamanda ek parasal sıkılaştırma gerektiğini söyledi. Para politikasını hâlâ destekleyici, enflasyonu ise çok yüksek buldu. Enflasyon beklentileri istikrarlı durumdayken küçük adımlar atmanın, bekleyip büyük ve ani değişikliklere başvurmaktan daha az ekonomik sarsıntı yaratacağını savundu. Açıklamalar, Musalem’in para politikasına ilişkin görüşünü yansıtıyor.[1], [2]
Güçlü talep başlıca senaryoda öne çıktı
Musalem, 18 aylık dönem için iki enflasyon yolu çizdi. Daha olası bulduğu yolda güçlü talep ve arz baskıları, sıkılaştırma yapılmadığında fiyat artışlarını yüksek tutuyor. Genel ve çekirdek enflasyonu yüzde 3 veya üzerinde, hizmet enflasyonunu ise kalıcı biçimde yüzde 3’ün üzerinde değerlendirdi. Aynı dönemde enflasyonu yüzde 2’ye yaklaştırmayı amaçladığını belirtti.[1]
Daha düşük olasılık verdiği yolda, ucuzlayan enerji ve taşımacılık ya da verimlilik artışı fiyat baskısını hafifletebilir. Yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının yavaşlaması ile servet artışının desteklediği tüketimin zayıflamasını da bu senaryodaki olasılıklar arasında saydı.[1]
İstihdam ve konutta farklı baskılar görüldü
Musalem’in değerlendirmesinde işsizlik yüzde 4,2 düzeyindeydi; işsizlik sigortası başvuruları düşük, iş ilanlarının işsizlere oranı yaklaşık birdi. Uzun süreli işsizliğin ve zayıf iş bulma beklentilerinin izlenmesini istedi. Yüksek konut kredisi faizleri, inşaat giderleri ve arz yetersizliği konutu sınırlıyordu. Reel harcanabilir gelirdeki durgunluk ve jeopolitik gerilimler de ek riskler arasındaydı.[1]