Gümrük vergileri, deniz sürtüşmesi ve Kızıldeniz diplomasisi bağları zorluyor
Trump'ın birçok Kanada malına yüzde 50 gümrük vergisi kararı, İkinci Thomas Sığlığı'nda Çin ve Filipinler'in karşılıklı suçlamaları ve Mısır, Somali, Eritre ile bir ABD temsilcisinin Kahire'deki güvenlik görüşmeleri; ticaret, deniz alanları ve diplomasi üzerinden üç ayrı bölgesel baskı hattı oluşturdu.
Jeopolitik··Sabah
Kuzey Amerika ticaretinde olağan dışı bir araç
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'yı Amerikan otomobil, alkol ve süt ürünlerine ayrımcılık yapmakla suçlayarak birçok Kanada malına yüzde 50 gümrük vergisi getirilmesini emretti. Enerji ve potas hariç tutulurken vergilerin 30 gün içinde yürürlüğe girmesi ve USMCA kapsamındaki ürünleri de kapsaması planlanıyor. Kararın, 1930 Gümrük Yasası'nın daha önce bu amaçla kullanılmamış 338. maddesine dayandırılması, ticaret geriliminde alışılmadık bir hukuki aracın devreye sokulduğunu gösteriyor.[1]
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Kanada eyaletlerinin Amerikan alkolünü raflardan kaldırmasını ve Avrupa Birliği süt ürünlerine ayrıcalık tanımasını gerekçe gösterdi. Kanada Başbakanı Mark Carney kararı USMCA'nın doğrudan ihlali olarak nitelendirip görüşmeleri yoğunlaştırmaya hazır olduğunu söyledi; Ontario Başbakanı Doug Ford ise dolara dolar karşılık verilmesini istedi. Bu açıklamalar müzakere ile misillemenin aynı anda masada olduğunu gösteriyor, fakat haber hangi seçeneğin uygulanacağını kesinleştirmiyor.[1]
İkinci Thomas Sığlığı'nda uzlaşmayan anlatılar
Filipinler ordusu, tartışmalı İkinci Thomas Sığlığı'nda bir Çin sahil güvenlik botunun Filipinli bir denizciyi başına tahta copla vurarak yaraladığını açıkladı. Çin sahil güvenliği ise iki Filipin botunun uyarılara rağmen bir devriye gemisine çarptığını savundu. Olay, Manila'nın karaya oturttuğu BRP Sierra Madre karakol gemisinin yakınında gerçekleşti; Filipin tarafı karşılaşmanın diğer denizciler tarafından görüntülendiğini söyledi.[2]
ABD Dışişleri Bakanlığı Çin'in davranışını tehlikeli ve saldırgan olarak kınadı. Sığlık Filipinler'in münhasır ekonomik bölgesi içinde bulunuyor; buna rağmen Çin ve Filipinler'in olay anlatıları bağımsız biçimde uzlaştırılamıyor. Ticaret kararından farklı olarak burada baskı ekonomik bir düzenlemeden değil, denizde yakın fiziksel temastan doğuyor. Yaralanma iddiası ve karşılıklı suçlamalar, olayın ayrıntılarında doğrulama ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.[2]
Kahire'de sonuçtan önce eşgüdüm
Mısır, Somali, Eritre ve ABD Başkanı'nın Afrika Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, Kahire'de Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz'in güvenlik ve istikrarını ele alan bir dizi görüşme yürüttü. Boulos, Somali ve Eritre dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı buluştu; açıklamalar bölgesel çatışmalar karşısında yapıcı çalışma ve güvenlik eşgüdümünü vurguladı. Kaynak, somut anlaşmalardan çok bu temasların gerçekleşmesini günün önemli sonucu olarak değerlendiriyor.[3]
Üç gelişme, bölgesel ilişkilerde farklı araçların aynı anda kullanıldığını gösteriyor: tarifelerle ekonomik baskı, deniz sahasında fiilî konumlanma ve diplomatik görüşmelerle eşgüdüm arayışı. Bunların aktörleri, coğrafyaları ve doğrudan nedenleri farklıdır; tek bir bölgesel krizin parçaları değiller. Her hatta belirsizliğin kaynağı da farklıdır. Birlikte okunmalarının değeri, devletlerin anlaşmazlıkları yalnızca bir kanaldan yönetmediğini göstermesidir. Mevcut kaynaklar tarifelerin etkisini, deniz olayının kesin seyrini veya Kahire görüşmelerinin sonucunu henüz ortaya koymuyor.[1], [2], [3]