Seçim kurumları katılım sınırını üç farklı yönde çiziyor
Nikaragua'da dışlama taslağı, Myanmar'da ağır hapis cezaları ve Cezayir'deki tarihî seçim; resmî kurumun tek başına gerçek katılımı güvenceye almadığını gösteriyor.
Jeopolitik··Sabah
Nikaragua taslağı rakibi adaylığın dışında bırakıyor
Daniel Ortega'nın Kongre'ye gönderdiği anayasa değişikliği taslağı, başkanlık süresini altı yıldan yenilenebilir yedi yıla çıkarmayı ve “hain” ya da darbeci diye nitelenen muhalifleri seçimlerden dışlamayı öngörüyor. Onayın eylülde verilmesi bekleniyor; bu nedenle hüküm henüz yürürlükte değil. 2024 değişikliği süreyi beş yıldan altı yıla çıkarmış ve Rosario Murillo'nun konumunu yükseltmişti.[1]
Myanmar'da boykot çağrısı on yıllarla cezalandırıldı
Mandalay'daki iki mahkeme, askerî yönetimin desteklediği seçimlerin boykot edilmesini isteyen bir protesto nedeniyle sekiz aktiviste 37'şer, bir aktiviste 27 yıl hapis verdi. Protesto Aralık 2025'te yapılmış, seçimler 25 Aralık 2025 ile 25 Ocak 2026 arasında düzenlenmişti. Aktivistler kararın değişmeyeceğini düşündükleri için temyize gitmedi; askerî yönetim habere yorum yapmadı.[2]
Cezayir'deki ilk, daralan temsil tablosunda geldi
Khalida Boufedeche, Cezayir Halk Ulusal Meclisi'nin ilk kadın başkanı ve devlet hiyerarşisinin dördüncü yetkilisi oldu. Bununla birlikte seçim katılımı yüzde 21 ile kaydedilen en düşük düzeyde kaldı; kadınlar 407 sandalyenin 25'ini, yaklaşık yüzde 6'sını tutuyor. Üç ülke aynı rejimi ya da süreci temsil etmiyor. Ortak ölçü, kurumun kimleri aday, muhalif ya da temsilci olarak içeri aldığı. Bu ölçü yalnız makamın adına bakılarak çıkarılamaz.[3], [1], [2]
İlgili köşe yazıları
Bu gündem hakkında daha fazla bilgi için ilgili köşe yazılarını okuyabilirsiniz.