Stratejik alan, yerleşim koridorlarından Pasifik ve Panama’ya kadar yeniden tartışılıyor
E1 yerleşim ihalesi, Avustralya’nın Pasifik etkisi ve Panama kanal uçlarındaki tahkim davası; aynı günün ayrı coğrafi çekişmelerini diplomasi, anlaşma ve altyapı başlıklarında topluyor.
Jeopolitik··Sabah
E1 ihalesi Batı Şeria’nın coğrafi sürekliliği tartışmasını yeniden açtı
BBC’nin haberine göre Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada; Doğu Kudüs’ün doğusundaki E1 bölgesinde yaklaşık 1.200 konut için açılan yerleşim ihalelerinin derhâl geri çekilmesini istedi. Beş ülke bunun Batı Şeria’yı ikiye böleceğini ve iki devletli çözüm ihtimaline daha fazla zarar vereceğini savundu. Haberde, İsrail’in bu alanı onlarca yıl boyunca uluslararası baskı altında beklettiği ve ihalenin bu nedenle ayrıca diplomatik gider ürettiği vurgulanıyor.[1]
Avustralya, Pasifik’te etkiyi spor ve göç programlarına da bağladı
POLITICO’ya göre Canberra, Çin’le rekabette rugby ligi, göç programları ve askerî ilişki ağlarını anlaşma temelli nüfuz araçlarına dönüştürüyor. Avustralyalı yetkililer bunun daha geniş güvenlik ve kalkınma paketleriyle birlikte işlediğini savunuyor. Haberde ayrıca Canberra’nın, Çin’in Pasifik’te yeni polislik ya da askerî düzenlemeler kurma girişimlerini her seferinde karşılamayı amaçladığı açıkça belirtiliyor.[2]
Panama kanal uçlarındaki limanlar tahkime taşındı
Associated Press, CK Hutchison’ın Balboa ve Cristobal limanlarına şubat ayında el konulmasının ardından yeni tahkime gittiğini bildiriyor. Hong Kong merkezli grup, bu adımın yatırım koruma anlaşmasını bozduğunu savunuyor. Habere göre uyuşmazlık, Panama Kanalı’nı ABD-Çin rekabetinin içinde tutuyor; BlackRock’ın da yer aldığı konsorsiyuma planlanan satış da hukukî ve jeopolitik baskılar altında ilerlemiyor.[3]