Muhammed bin Selman Hürmüz'ü aşacak enerji ve lojistik yollarını Paris'te görüşecek. Aoun, Unifil sonrası için Roma'dan destek isterken iki ABD tanker uçağı Bezmer'den ayrıldı.
Jeopolitik··Gece
Muhammed bin Selman Hürmüz dışındaki güzergâhları Paris'te görüşecek
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Emmanuel Macron ile enerji ve lojistik güzergâhlarını görüşmek üzere Paris'e gitti. The National'ın haberine göre gündemde deniz hatları, boru hatları ve bölgesel demiryolu projeleri bulunuyor; ziyaret, ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı fiilen kapalıyken gerçekleşiyor. İki lider Fransa-Suudi Stratejik Ortaklık Konseyi'ni ilk kez toplayacak. Veliaht prense 7 bakan eşlik ediyor; teknoloji, ulaştırma, enerji ve sağlık alanlarında anlaşmaların imzalanması bekleniyor. Görüşmelerde İsrail, Filistin, Lübnan ve Suriye'deki çatışmaların da ele alınacağı açıklandı.[1]
Aoun Unifil sonrası düzen için İtalya'dan destek istedi
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Unifil'in 31 Aralık 2026'ya kadar ülkeden ayrılmasından sonra Güney Lübnan'da kurulacak güvenlik düzenini Giorgia Meloni ile görüştü. The National'a göre İtalya, BM gücündeki en büyük Avrupa birliğine sahip ve Fransa ile başka Avrupa ülkelerinin desteğiyle Nato destekli bir ardıl güç planlıyor. ABD ile İsrail bu seçeneğe karşı çıkarak ABD önderliğinde bir güç öneriyor; Aoun ise Avrupa destekli yapının Lübnan Silahlı Kuvvetleri'yle birlikte çalışmasını istiyor. Lübnan ile İsrail'in doğrudan görüşmeleri, İsrail'in çekileceği ve Lübnan ordusunun denetim alacağı pilot bölgelere odaklanıyor.[2]
ABD tanker uçakları Bezmer'deki geçici konuşlanmayı bitirdi
Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov, iki ABD KC-135 tanker uçağının cuma günü Bezmer hava üssünden ayrıldığını açıkladı. Meclisin 22 Temmuz'da onayladığı geçici konuşlanma, İran'ın Bulgaristan'ı saldırganlığa ortak olmakla suçlamasına ve üs çevresindeki sakinlerin protestolarına yol açmıştı. The Straits Times'ın aktardığına göre Stoyanov, uçakların kaldıkları süre boyunca yalnızca müttefik ülkeler üzerinde eğitim görevi yaptığını ve Bulgaristan'ın ulusal güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit bilgisi bulunmadığını söyledi. Sofya'nın ABD hükümetiyle tam eşgüdüm içinde hareket ettiğini belirten bakan, Tahran'ın suçlamasını yine reddetti.[3]