Riyad, Sidr tankerinde iki Filipinli denizcinin ölümünden İran'ı sorumlu tutuyor
Suudi Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü, ulusal armatör Bahri'ye ait Sidr tankerinin pazartesi gece geç saatlerde Hürmüz Boğazı'ndan çıkarken İran tarafından hedef alındığını bildirdi; Bahri iki Filipinli denizcisini kaybettiğini doğruladı. Kuveyt ve Katar saldırıyı uluslararası hukukun ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün çiğnenmesi diye nitelendirdi. İran Devrim Muhafızları ise tankerlerin izinsiz bir rotada mayına çarptığını öne sürüyor.
Jeopolitik··Sabah
Sidr ile Senegal Prosperity, Khasab açıklarında dakikalar arayla vuruldu
Denizcilik risk şirketleri Marisks ve Kpler, her biri 2 milyon varil Suudi ham petrolü taşıyan iki tankerin pazartesi gece geç saatlerde Hürmüz'den çıkarken dakikalar arayla bilinmeyen mermilerle vurulduğunu bildirdi. Marisks'e göre Sidr, Umman'ın Khasab kentinin 16 deniz mili, yani yaklaşık 30 kilometre kuzeydoğusunda hedef alındı; Güney Kore sahipli Senegal Prosperity ise Khasab'ın 17 deniz mili doğusunda üç mermiyle vuruldu. İngiltere'nin UKMTO birimi de aynı noktalarda iki olay bildirdi. Kpler verilerine göre her iki gemi de yükünü geçen hafta Suudi Arabistan'ın doğu kıyısındaki Juaymah'da almıştı.[1], [2]
Riyad İran'ı işaret ederken, Tahran mayınlardan söz ediyor
Suudi Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü Sidr'in Hürmüz Boğazı'ndan geçerken İran tarafından hedef alındığını açıkladı. Ülkenin ulusal armatörü Bahri iki Filipinli denizcisini kaybettiğini doğruladı, gemiyle sürekli temasta olduğunu ve ilgili makamlarla yakın eşgüdüm içinde çalıştığını duyurdu. İran suçlamaya yanıt vermedi. Devrim Muhafızları, tankerlerin ABD ordusunun teşvikiyle yasa dışı bir rotadan geçmeye çalışırken mayına çarpıp patladığını öne sürdü. Riyad açıklamasında İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik son saldırılarını da kınadı ve uluslararası seyrüseferin güvenliğine saygı çağrısı yaptı.[1], [2]
Kuveyt ve Katar tepki gösterirken, boğazdaki trafik ince kalıyor
Kuveyt ve Katar dışişleri bakanlıkları saldırının uluslararası hukuku ve deniz seyrüsefer özgürlüğünü çiğnediğini bildirdi; Doha, Hürmüz Boğazı'nın pazarlık kozu olarak kullanılmasını reddetti. Washington gemilerin su yolundan güvenle geçebildiğini savunuyor ve İran limanlarına yönelik karşı ablukayı süresiz sürdürme sözü verdi. 28 Şubat'ta başlayan savaştan önce dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'si boğazdan geçiyordu. Bahri'nin başka gemileri de bu yaz vuruldu: süper tanker Wedyan temmuzda Umman kıyısına yakın bir noktada hedef alındı; Masa ile Amzan ise Husilerin Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan etmesinin ardından temmuz ve ağustosta Kızıldeniz'de saldırıya uğradı.[2]