Teodoro, Çin'in tahkim kararını reddeden notunu Seul sahnesinde okudu
Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro, Seul Savunma Diyaloğu'nda konuşurken Çin askerî ataşesinden gelen ve 2016 Güney Çin Denizi tahkim kararını reddeden notu yüksek sesle okudu. Teodoro, kararın Çin'in dokuz çizgi iddiasını geçersiz kıldığını ve Filipinler'in münhasır ekonomik bölge haklarını tanıdığını savunarak Pekin'in tutumuna sahnede karşılık verdi.
Jeopolitik··Öğle
Çin'den gelen not oturum sırasında sahneye ulaştı
Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro, Seul Savunma Diyaloğu'nda deniz güvenliği üzerine konuşurken izleyici bölümünden gelen yazılı bir notu sahnede aldı. Korea JoongAng Daily ile Yonhap, notun Çin Büyükelçiliği askerî ataşesinden geldiğini bildiriyor. Teodoro metni salona yüksek sesle okudu. Not, Çin'in 2016 tarihli Güney Çin Denizi tahkim kararını kabul etmediğini ve tanımadığını yineledi. Çinli temsilcilerin oturuma konuşmacı olarak katılmadığı bir forumda bu yazılı müdahale, Pekin'in resmî tutumunu konuşmanın ortasına taşıdı.[1], [2]
Teodoro notu uluslararası hukuk üzerinden yanıtladı
Not, Daimî Tahkim Mahkemesi kararının Çin bakımından bağlayıcı gücü bulunmadığını savunuyordu. Teodoro buna, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin uluslararası hukuka aykırı sayılıp sayılmadığını sorarak karşı çıktı ve Pekin'in yaklaşımını zorlama ve saldırganlık olarak niteledi. İki yayın da konuşmanın tartışma konusu olan hukuki zeminini aynı biçimde veriyor: 2016 kararı Çin'in dokuz çizgiyle ifade ettiği geniş deniz yetki iddiasını geçersiz saydı. Pekin ise bu kararı hükümsüz kabul etmeyi ve reddetmeyi sürdürüyor.[1], [2]
2016 kararı Filipinler'in deniz yetki alanını tanıdı
Tahkim kararı, Filipinler'in Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca açtığı dava sonucunda ülkenin 200 deniz millik münhasır ekonomik bölgesindeki haklarını tanıdı. Bu alan, Çin'in hak iddia ettiği sularla çakışıyor. Korea JoongAng Daily, Pekin'in kararı reddederken mahkemenin Filipinler'e ait bulduğu sularda donanma ve sahil güvenlik faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtiyor. Seul'deki olay yeni bir tahkim kararı üretmedi; tarafların on yıllık karara ilişkin karşıt tutumlarını aynı sahnede ve doğrudan karşı karşıya getirdi.[1], [2]