Almanya'da 150.000 kişi, 20 kentte toplanarak AfD'nin kapatılmasını istedi
Almanya'da Berlin, Hamburg ve Münih dahil 20 yerleşim merkezinde toplanan 150.000 vatandaş, aşırı sağcı Almanya için Alternatif partisinin yasaklanması için hukuki adımlar atılmasını istedi. Pruef adlı sivil girişim tarafından koordine edilen kitlesel buluşmalar, partinin doğu eyaletlerindeki seçim yükselişinin ardından gerçekleşirken federal yetkililer anayasal kapatma kararlarının katı yargı standartlarına bağlı olduğunu belirtti.
Jeopolitik··Sabah
20 kentte ülke genelinde gösteriler
Almanya genelinde 20 büyükşehir bölgesinde toplanan yaklaşık 150.000 gösterici, kamuoyunda AfD olarak bilinen Almanya için Alternatif partisine karşı tepkisini dile getirdi. Kalabalık sivil topluluklar federal başkent Berlin, kuzey limanı Hamburg ve güneydeki Münih gibi başlıca nüfus merkezlerinde bir araya geldi. Ülke çapındaki bu hareketlilik, aşırı sağcı olarak nitelendirilen siyasi kanatların hukuki denetimden geçirilmesini savunan Pruef adlı sivil dayanışma ağı tarafından koordine edildi.[1]
Doğu eyaletlerindeki seçim kazanımları tepkiyi artırdı
Partinin doğu Almanya eyaletlerinde yapılan son bölgesel parlamento oylamalarında AfD milletvekili sayısını belirgin şekilde artırmasının ardından meydanlardaki katılım yükseldi. Göstericiler, federal meclisi ve anayasa yargıçlarını partinin tutumunun Almanya Anayasası ile bağdaşıp bağdaşmadığını incelemeye çağıran pankartlar açtı. Sivil gruplar, aşırılık yanlısı oluşumların parlamentodaki etkisinin artmasının cumhuriyet genelinde demokratik kurumlara tehdit oluşturduğunu belirtti.[1]
Anayasal parti kapatma davalarında yasal eşikler
Federal hükümet sözcüleri, Karlsruhe'deki Federal Anayasa Mahkemesi önünde resmî bir kapatma davası açmanın son derece yüksek delil eşiklerinin aşılmasını zorunlu kıldığını vurguladı. Yerleşik anayasa içtihadı uyarınca bir siyasi hareket ancak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya dönük saldırgan ve sistematik çabaların kanıtlanması halinde yasa dışı ilan edilebiliyor. Hukukçular, başarısızlıkla sonuçlanacak bir yargı girişiminin söz konusu yapıya istemeden siyasi güç kazandırabileceğine işaret etti.[1]