Steinmeier’den Alman Birliği Günü’nde demokrasiyi savunma çağrısı
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Bremen’deki Alman Birliği Günü töreninde aşırılık yanlılarının demagojisinin özgürlüğü, demokrasiyi ve ülkenin birliğini tehlikeye attığını söyledi. Siyasi düzene güvensizliği ve sosyal medyadaki yönlendirmeleri eleştirdi. Yöneticilerden birleşme sonrasındaki eksiklikleri sorgulamalarını istedi; federal hükümete de karşı çıkışlara rağmen reformları sürdürme çağrısı yaptı. Tören, ülkenin 1990’da yeniden birleşmesini anıyordu.
Jeopolitik··Sabah
Birlik Günü çağrısının odağında demokrasi var
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, 3 Ekim’de Bremen’deki Alman Birliği Günü töreninde demokrasinin kararlılıkla savunulmasını istedi. Aşırılık yanlısı güçlerin siyasi demagojisinin, insanların alaya alınmasının ve tehdit edilmesinin özgürlüğü, demokrasiyi ve ülkenin iç birliğini tehlikeye attığını söyledi. Her yıl yapılan kutlamalar, Almanya’nın 3 Ekim 1990’da yeniden birleşmesini anıyor. Steinmeier, Doğu Almanya diktatörlüğüne karşı çıkan insanların özgürlük ve demokrasi için barışçıl bir devrimi mümkün kıldığını belirtti. Bugünün güçlüklerinin bu başarıyı unutturmaması gerektiğini vurguladı. Demokrasiyi güvence altında sandığını, ancak şimdi yeniden meydan okumalarla karşılaştığını gördüğünü de anlattı.[1], [2]
Güvensizlik ve sosyal medyadaki yönlendirmeler eleştirildi
Steinmeier, hem doğuda hem batıda yaşayan insanların beklentilerinin karşılanmadığını söyledi. Onlarca yıllık yeniden inşa çabasına rağmen toplumun büyük kesimlerinin Federal Almanya’nın siyasi düzenine güvenmediğini belirtti. Seçmenlerin dörtte birinin veya daha fazlasının oy tercihlerinin önemli temel haklardan uzaklaşmaya işaret ettiğini savundu. Bu oranı kendi siyasi değerlendirmesi içinde dile getirdi. Gerçek bir tartışma kültürüne dönülmesini istedi; hukukun küçümsenmesi ve bilinçli yalan söyleme ile uzlaşma kurulmaması gerektiğini söyledi. Sosyal medyadaki yönlendirmeleri ve duyguların kışkırtılmasını eleştirdi. Almanya’da Yahudi karşıtı duyguların yeniden yayılmasına ve Yahudilerin güvenliklerinden korkmasına izin verilmemesini de istedi.[1]
Cumhurbaşkanı, siyasi yöneticileri son otuz beş yıldaki eksikliklerini sorgulamaya çağırdı. İşsizliği önlemek ve Doğu Almanların etkili görevlere gelmesini sağlamak için yeterince çaba gösterilip gösterilmediğinin incelenmesini istedi. Almanya’nın derin bir krizden geçtiğini söyleyerek yeniden büyümenin değişim gerektirdiğini savundu. Federal hükümete, karşı çıkışlara rağmen reformları sürdürme çağrısı yaptı. Yerleşmiş alışkanlıklardan ayrılmanın siyasi kararlılık gerektirdiğini belirtti. Ana kutlamalar başlarken Steinmeier, Başbakan Friedrich Merz ve parlamento başkanı Julia Klöckner, Bremen Katedrali’nde farklı Hristiyan mezheplerini bir araya getiren ayine katıldı. Almanya’nın kuzeybatısındaki şehrin kutlama programında konserler, tartışmalar ve sergiler de yer aldı. Ayine yaklaşık 1.000 onur konuğu katıldı. Düzenleyiciler, iki gün boyunca 400.000’den fazla ziyaretçi bekliyordu. Programda yaklaşık 800 etkinlik planlanmıştı. Açıklanan ziyaretçi sayısı, kutlamalar öncesindeki beklentiyi gösteriyordu; etkinlikler sonunda saptanmış kesin katılım sayısı olarak sunulmadı. Kutlamaların bu yılki teması, tek ülkenin içinde birçok güçlü yönün bulunmasına vurgu yapıyordu.[1], [2]