Cassis, Gürcistan ziyaretinde diyalog ve demokratik ilkeleri vurguladı
İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, AGİT dönem başkanı olarak 16 Ekim’de Gürcistan başbakanı ve dışişleri bakanıyla görüştü. Demokratik ilkeleri, uluslararası yükümlülükleri ve görüş ayrılıklarına rağmen diyaloğun sürdürülmesini vurguladı. Temaslarda bölgesel güvenlik ile İsviçre’nin arabulucu rolü de ele alındı. Cassis, çatışmadan etkilenen toplulukların durumunu değerlendirmek üzere AB gözlemcileriyle birlikte idari sınır hattını da ziyaret etti.
Jeopolitik··Öğle
Cassis, Gürcistan başbakanı ve dışişleri bakanıyla görüştü
İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) dönem başkanı olarak 16 Ekim’de Gürcistan’ı ziyaret etti. Başbakan Irakli Kobakhidze ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ile görüştü. Temaslarda bölgesel güvenlik, diyalog ve teşkilatın çatışmaların etkilerinin giderilmesindeki rolü ele alındı.[1], [2]
Cassis, Kobakhidze ile görüşmesinde demokratik ilkelerin ve Gürcistan’ın uluslararası yükümlülüklerinin önemini vurguladığını açıkladı. Farklı görüşteki ülkeleri aynı masada buluşturan bir yapı olarak AGİT’in rolüne dikkat çekti.[1]
İsviçre’nin arabulucu rolü görüşmelerde yer aldı
Bakanlar ortak basın toplantısında, Gürcistan’daki çatışmaya ilişkin diplomatik süreç olan Cenevre Uluslararası Görüşmeleri’ni ele aldı. İsviçre’nin Gürcistan ile Rusya arasındaki arabulucu rolü de görüşüldü. Cassis, ülkesinin 2009’dan beri Rusya’da Gürcistan’ın çıkarlarını temsil ettiğini hatırlattı. Botchorishvili ise hükümetinin barışçı çözüm politikasını savundu ve çatışmadan etkilenen topluluklar arasında güveni yeniden kurmayı hedeflediklerini söyledi.[1]
Ziyaret idari sınır hattında sürdü
Cassis, Gürcistan’da koşulları izleyen Avrupa Birliği Gözlem Misyonu’yla birlikte Tshinvali/Güney Osetya yakınındaki Odzisi köyünde idari sınır hattına gitti. İstikrara katkılarından dolayı görevlilere teşekkür etti. Gürcistan, 2027 AGİT başkanlığına adaylığını sürdürüyor. Botchorishvili daha önce başvurunun ocakta yapıldığını söylemişti. Bazı AB ülkeleri adaylığı desteklerken, diğerlerinden itirazlar geldiği de bildiriliyor.[1]