El Halil’de evinden çıkarılanların dönüşü operasyonun bitmesine bağlandı
El Halil Belediye Başkanı, İsrail operasyonunda 2.200 kişinin evinden çıkarıldığını söyledi. Savunma Bakanı Israel Katz da yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini belirterek dönüşlerini operasyonun tamamlanmasına bağladı; tarih açıklamadı. Evlerin boşaltılması, cuma günü kent yakınında iki İsrail askerinin öldürüldüğü saldırının ardından gerçekleşti. Hareket kısıtlamaları sürerken Filistin Yönetimi uluslararası müdahale istedi.
Jeopolitik··Sabah
Binlerce kişi evinden çıkarıldı, dönüş tarihi açıklanmadı
İsrail operasyonunda, işgal altındaki Batı Şeria’nın Filistin kenti Hebron’de yaşayanlar 24 Ekim’de evlerinden çıkarıldı. Belediye Başkanı Yusuf el-Caberi sayıyı 2.200 olarak verdi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini belirtti. İki açıklama ayrı kaynaklara dayanıyor; bağımsız olarak yapılmış son bir sayım bulunmuyor.[1], [2]
Katz, kamu yayıncısı Kan’a, Hebron’de Hamas bağlantılı olarak tanımladığı meselelerle uğraşmayı bitirene kadar bölge sakinlerinin mahallelerine dönmesine izin verilmeyeceğini söyledi. Dönüş için bir tarih açıklamadı. Belediye başkanı ise kent sakinlerinin Hebron’e girip çıkamadığını belirtti.[1]
Filistin Yönetimi yerinden edilenler için koruma istedi
Filistin Yönetimi, kent sakinlerinin korunması için İsrail’e uluslararası baskı yapılmasını istedi. Ev yıkımlarını, mahallelerin boşaltılmasını ve kentlerin kapatılmasını toplu cezalandırma olarak nitelendirdi. Yönetimin çağrısı, hareket kısıtlamaları devam ederken operasyondan etkilenen kişilerin korunması üzerinde yoğunlaştı.[1]
Kontrol noktası saldırısından sonra Batı Şeria’da baskınlar genişledi
Operasyon, cuma günü iki İsrail askerinin öldürüldüğü saldırının ardından başladı; iki Filistinli saldırgan da öldürüldü. El Cezire muhabirleri cumartesi en az 15 bölgede baskın yapıldığını bildirdi. Filistin Esirler Cemiyeti yaklaşık 70 Filistinlinin gözaltına alındığını açıkladı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, kapanmaların hareketi, temel hizmetlere erişimi ve geçim kaynaklarını kısıtlamasından kaygı duyduğunu belirtmişti.[1]