Zaidi, Trump’a Irak topraklarının komşulara saldırıda kullanılmaması gerektiğini söyledi
Irak Başbakanı Ali ez-Zaidi, Bağdat’ın İran savaşının dışında kalmaya çalıştığı sırada 5 Kasım’da Donald Trump’la görüştü. Başbakanlık, Zaidi’nin egemenliğe saygı istediğini ve Irak topraklarından komşulara saldırılmasına karşı çıktığını bildirdi. Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin de silahlı grupları olası İran misillemesine katılmamaları için uyardı; Irak’ın hem Washington hem Tahran’la iyi ilişkiler istediğini söyledi.
Jeopolitik··Öğle
Zaidi egemenlik ve diplomasi istedi
Irak Başbakanı Ali ez-Zaidi, 5 Kasım’da ABD Başkanı Donald Trump’la telefonda görüştü. Irak başbakanlığının açıklamasına göre görüşmede bölgedeki gelişmeler, güvenlik durumu ve sonraki aşamanın olasılıkları ele alındı. Zaidi, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesini istedi; Irak topraklarının komşu ülkelere saldırı için çıkış noktası olarak kullanılmasına karşı çıktı. Bölgenin güvenliğini ve istikrarını korumak için diplomasi ile diyaloğa öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.[1], [2]
Hüseyin silahlı grupları savaşa katılmamaları için uyardı
Görüşme, İran’a yönelik yeni ABD saldırıları ihtimaline karşı diplomatik temaslar sürerken yapıldı. Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, aynı gün Irak televizyon kanalı Dijlah TV’ye, ABD’nin yeniden saldırma ihtimalinin bilindiğini söyledi. Iraklı silahlı grupları olası İran misillemesine katılmamaları için uyardı. Irak toplumunu savaşa sürüklemenin felakete yol açacağını savundu; toplumun da silahlı kuvvetlerin de savaşa hazır olmadığını belirtti. Savaşa hazırlık konusundaki bu değerlendirmeyi Hüseyin yaptı.[1]
Bağdat, Washington ve Tahran’la ilişkilerini sürdürmek istiyor
Hüseyin, Irak’ın herhangi bir eksenin parçası olmadığını ve hem ABD’yle hem komşusu İran’la iyi ilişkiler istediğini söyledi. Irak topraklarının yeniden savaş alanına dönmesine karşı çıktı. Mayısta göreve gelen Zaidi de ülkedeki silahlı grupların silahsızlandırılmasını öncelikleri arasında sayıyor. Başbakanlığın telefon görüşmesine ilişkin açıklaması, Bağdat’ın egemenlik ve barışçı çözüm konusundaki tutumunu ortaya koydu; bütün silahlı grupların bu tutuma uyduğunu gösteren bir denetim sonucu açıklanmadı.[1]