Atlas Okyanusu verilerini bir araya getiren hakemli araştırma, mikrop zarlarının kimyasal bileşimiyle fosfatın bulunabilirliği arasında bağlantı buldu. Özellikle Sargasso Denizi gibi fosforun az olduğu sularda, lipitlerdeki karbonun fosfora oranı daha yüksekti. Besin kıtlığını göstermek için incelenen moleküller ise her yerde aynı sonucu vermedi. Okyanus boyunca hem canlıların uyumu hem de mikrop topluluklarının değişmesi, gözlenen örüntünün yorumunu etkiliyor.
Bilim··Gece
Okyanus boyunca zar kimyası
Mikrop zarlarındaki lipitlerin element bileşimi, Atlas Okyanusu’nun batısında besinlerin bulunabilirliğiyle birlikte değişti. Nature Communications’ta yayımlanan hakemli analiz, yaklaşık 40 derece güneyden 55 derece kuzeye uzanan seferlerin lipit, besin ve askıda organik madde ölçümlerini birleştirdi. Hücre zarlarını oluşturan lipitler karbonun yanı sıra fosfor, azot veya kükürt de taşıyabiliyor. Bu bileşim, mikropların çevrelerindeki besinleri nasıl kullandığını araştırmak için kimyasal bir karşılaştırma sağlıyor.[1]
Fosfatla daha güçlü bağlantı
Kuzey Atlas Okyanusu’ndaki Sargasso Denizi gibi fosforun az olduğu sularda, lipitlerin karbon-fosfor oranı yüksekti. Topluluk düzeyinde fosfatla lipit bileşimi arasındaki bağlantı, çözünmüş inorganik azotla görülenden daha güçlüydü. Fosfor kıtlığında mikroplar, lipitlerin fosfor taşıyan baş gruplarının yerine başka yapılar koyabiliyor. Bununla birlikte farklı türler farklı lipitler üretiyor. Seferler boyunca ölçülen değişimler, hem canlıların fizyolojik uyumunu hem de topluluğu oluşturan türlerdeki farklılıkları içeriyor.[1]
Lipitler askıdaki parçacıklarla karşılaştırıldı
Kuzey Atlas Okyanusu’na ait eşleştirilmiş veri grubunda, hem lipit hem toplam parçacık ölçümü bulunan 128 yüzey örneği vardı. Zar lipitleri, parçacıklardaki karbonun ortalama yüzde 8,2’sini, fosforun yüzde 10,2’sini ve azotun yüzde 1,1’ini oluşturdu. Lipitlerle toplam parçacıkların karbon-fosfor oranları birlikte değişti. Buna karşılık besin kıtlığını göstermek için önerilen moleküller her yerde aynı sonucu vermedi. Bu göstergelerin yorumu, ortamda hangi canlıların bulunduğuna ve besin koşullarına bağlı kaldı.[1]