Trump, yapay zekâda yok oluş kaygısından çok Çin yarışını öne çıkarıyor
ABD Başkanı Donald Trump, ileri yapay zekânın insanlığın yok oluşuna insanlığı yok edebileceği yönündeki bir soruya kaygısı olmadığını söyleyerek karşılık verdi. Trump'ın dile getirdiği risk, Amerika Birleşik Devletleri'nin Çin karşısındaki üstünlüğünü yitirmesiydi. Açıklama, Anthropic ve OpenAI içinden araştırmacıların daha yavaş ilerleme ve güvenlik önlemleri çağrılarının Washington'da tartışıldığı bir haftada geldi.
Yapay Zekâ··Öğle
Başkanın verdiği kısa yanıt
Donald Trump'a, ileri yapay zekânın insanlığı yok etmesinden kaygı duyup duymadığı soruldu. Başkan böyle bir kaygısı olmadığını söyledi ve işlerin yolunda gideceğini savundu. Ayrıca bu sistemleri durdurabilecek bir şeyin her zaman bulunacağını belirtti; ancak belirli bir güvenlik düzeneği ya da kamu politikası tarif etmedi. Gizmodo ile Quartz'ın aktardığı yanıtın ağırlık noktası, teknolojinin kendi başına doğurabileceği tehlikeden çok ülkeler arasındaki yarıştı.[1], [2]
Kaygının adı Çin yarışı
Trump’ın açıkça adlandırdığı kaygı, Amerika Birleşik Devletleri yapay zekâ yarışını kazanamazsa ülkenin kötü bir konuma düşeceğiydi. ABD’nin Çin’in yaklaşık bir yıl önünde olduğunu söyledi ve bu farkı önemli olarak niteledi. Bu değerlendirme, yok oluş riskine ilişkin ölçülmüş bir olasılık sunmuyor. Trump bunun yerine tek kaygısının ABD’nin bir numara olması ve Çin’in öne geçmemesi olduğunu söyledi; iki haber kuruluşu da bu sözleri başlığa taşıdı.[1], [2]
Uyarıların yükseldiği hafta
Açıklama, yapay zekâ laboratuvarlarının içinden gelen uyarıların Amerikan siyasetinde daha geniş yankı bulduğu sırada yapıldı. Gizmodo, Anthropic'ten ayrılan Jacob Coxon'ın şirketlerin insanların hayatıyla kumar oynadığını yazdığını; Anthropic araştırmacısı Evan Hubinger'ın da kişisel risk tahminini kamuya açtığını aktarıyor. OpenAI araştırmacısı Jasmine Wang ise kendini geliştiren sistemlere doğru ilerlemenin yavaşlatılmasını isteyen çalışanların dilekçesine katıldı. Bunlar laboratuvarların ortak kurumsal tahmini değil, araştırmacıların kişisel değerlendirmeleri ve çağrıları.[1]