Fransız yönetmen Marine Atlan, ilk uzun metrajı La Gradiva’yı İspanya’nın Valladolid kentindeki Seminci film festivalinde sundu. Film, Napoli ve Pompeii’ye geziye çıkan Fransız öğrencileri izliyor. Atlan, iki yıl süren oyuncu seçimini ve gençlerle yaptığı görüşmelerin karakterleri, geleceğe ilişkin kaygılarını biçimlendirmeye nasıl yardımcı olduğunu anlattı.
Sanat··Gece
Atlan ilk uzun metrajını sundu
Marine Atlan, Fransız-İtalyan ortak yapımı La Gradiva’yı İspanya’nın Valladolid kentindeki 71. Seminci festivalinde sundu. Film festivalin Altın Başak ödülü için yarışıyor. Yönetmenin ilk uzun metrajı, Napoli ve Pompeii’ye okul gezisine çıkan Fransız öğrencileri izliyor. Film, Cannes Eleştirmenler Haftası’nda büyük ödülü aldıktan sonra Valladolid’e geldi.[1], [2]
Okul gezisi, genç karakterlerin eğitim ve gelecek üzerine konuşmalarına olduğu kadar yalnızlık ve yetişkinliğe geçiş deneyimlerine de bir ortam sağlıyor.[2]
Öğrenciler karakterlerin oluşumuna katkı verdi
Atlan ile oyuncu seçimini yürüten Julie Sokolowski, iki yıl boyunca okullarda, sokaklarda ve gösterilerde oyuncu aradı. Kadronun bir bölümü profesyonel oyuncular yerine öğrencilerden oluşuyor. Yönetmen, siyaset, çevre, kadın hakları, aşk ve eğitim üzerine yaptığı görüşmelerin karakterleri gençlerin görüşleri ve yetenekleri çevresinde yeniden biçimlendirmesine yardım ettiğini anlattı.[2]
Atlan, Valladolid’de gençlerin kaygılarını Fransa’daki gösterilerle ilişkilendirdi. Yönetmene göre protestocular daha fazla eşitlik istiyor ve eğitimin tek başına toplumsal yükseliş sağlayacağı vaadini sorguluyor. Atlan, kuşağın kutuplaştığını da savundu; sokaklara çıkan soldaki gençlerle radikalleşen sağ arasında bir ayrım yaptı. Bunlar yönetmenin filmin çevresindeki siyasi koşullara ilişkin değerlendirmeleri.[2]
Napoli, bellek ve belirsiz gelecek
Colas Quignard’ın canlandırdığı Toni’nin ailesi Napoli kökenli. Arkadaşları geleceklerini düşünürken Toni geçmişinin izlerini arıyor. Öğrenciler yükseköğretime kabul sonuçlarını bekliyor. Atlan, Fransa’daki Parcoursup platformunu şeffaf olmamakla ve toplumsal seçimi düzenlemekle eleştirdi.[2]
Atlan, Napoli’nin canlı ve duyulara seslenen bir ortam sunduğunu, Vezüv’ün ise ölüm ve kırılganlık duygusu taşıdığını anlattı. Bölgenin jeolojik katmanlarını ve yeniden kurulan yerleşimlerini zamanın izleri olarak gördüğünü söyledi. Kurgu ekibi, karakterlerin hikâyelerini kaybetmeden izleyicinin anları yaşayabilmesi için uzun ve kısa sahneler arasında denge aradı. Yönetmen, bölgeye bakışında sinemacı Roberto Rossellini’nin etkisinden de söz etti. Fransız-İtalyan ortak yapımı 145 dakika sürüyor. Atlan, Jensen’in Gradiva imgesini bir görüntünün içinde saklanabilecek düşler, gömülü anılar ve inkâr düşüncesiyle ilişkilendirdi. Yönetmen bu fikrin, Toni’nin kentteki yolculuğuna yaklaşımını beslediğini anlattı.[2]
Festival söyleşisinde Atlan filmin değişen biçimini de anlattı. İlk kurgu dört saat sürüyordu. Filmin sonraki bölümünde daha uzun çekimler ve daha mesafeli bir bakış kullanıldı. Yönetmen, kısaltılmış versiyonda anlatıyı tek bir başrole toplamak yerine birden fazla genci korumak istedi.[1]