Filipinler'de sıkılaşma, tahvil faizi ve istihdam arasındaki gerilim
Bangko Sentral ng Pilipinas'ın faiz artıracağı beklentisi, gerileyebilecek Hazine getirileri ve yükselen işsizlik, BusinessWorld haberlerinde politika, borçlanma ve istihdam koşullarını yan yana getiriyor.
Ekonomi ve Piyasalar··Sabah
Büyüme yavaşlarken faiz beklentisi
BusinessWorld'e konuşan ekonomistler, Bangko Sentral ng Pilipinas'ın 27 Ağustos değerlendirmesinde politika faizini 25 baz puan artırmasını bekliyor. Böyle bir adım üst üste üçüncü artırım olacak. Kaynaklar bunu bir piyasa beklentisi olarak aktarıyor ve karar henüz bekliyor. Beklentinin karşısında ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüyen ve salgından bu yana en zayıf hızına inen bir ekonomi var. Security Bank baş ekonomisti Angelo B. Taningco, beklenenden zayıf enflasyon ile büyümenin daha ölçülü bir sıkılaştırma görünümünü desteklediğini söyledi. Capital Economics kıdemli Asya ekonomisti Gareth Leather da ek artırımların gerekçesini önceki kadar açık görmüyor; buna karşın merkez bankası durmadan önce bir artırım daha bekliyor ve bu yıl büyümenin yaklaşık yüzde 3 olacağını düşünüyor. İki görüşün güven derecesi farklı. Ortak noktaları, olası artırımı hızlanan bir ekonomiyi soğutma arayışından çok, zayıflayan büyüme içinde tamamlanması beklenen bir sıkılaştırma adımı olarak görmeleri. Dolayısıyla para politikasındaki yön ile ekonomik etkinliğin hızı arasındaki gerilim, kararın kendisi kadar önemli bir bağlam oluşturuyor.[1]
Zayıf verinin borçlanma koşullarına yansıması
Zayıf enflasyon ve büyüme verileri, Hazine ihalelerine ilişkin beklentide de yer alıyor. Bureau of the Treasury pazartesi günü 60 milyar peso tutarına kadar Hazine bonosu satacak; salı günü de vadesine 7 yıl kalan, yeniden ihraç edilecek 10 yıllık tahvillerden 30 milyar peso toplamayı hedefliyor. Buradaki miktarlar açıklanmış ihale hedefleri, getirilerin düşeceği görüşü ise piyasa katılımcılarının beklentisi. Rizal Commercial Banking Corp baş ekonomisti Michael L. Ricafort, temmuz enflasyonu ile ikinci çeyrek büyümesinin beklenenden zayıf gelmesinin ardından ikincil piyasa faizlerinin haftalık bazda gerilediğini ve ek sıkılaştırma gereksiniminin azaldığını söyledi. BusinessWorld'e konuşan bir işlemci de yeniden ihraç edilecek tahvillerin yüzde 7,175 ile yüzde 7,225 arasında faiz bulabileceğini belirtti. Bu tablo, politika faizinin artırılması beklentisiyle Hazine getirilerinin gerileyebileceği beklentisinin aynı anda var olabildiğini gösteriyor. İlki merkez bankasının sıradaki toplantısına ilişkin bir görüşü, ikincisi ise zayıf veri sonrasında ihalelerde oluşabilecek getiriyi anlatıyor. İki göstergeyi tek bir yön işareti gibi okumak, aralarındaki farklı vade ve piyasa katmanlarını gözden kaçırır.[2]
İş gücüne katılımın gösterdiği dar boğaz
İş gücü verileri, politika ve piyasa beklentilerinin arkasındaki hane düzeyini görünür kılıyor. Filipinler'de işsizlik haziranda yüzde 4,9 düzeyine yükseldi. Philippine Statistics Authority verilerine göre yaklaşık 650.000 kişi ilk kez iş ararken bunların yalnızca yaklaşık 310.000'i iş buldu. Eksik istihdam oranı da bir yıl önceki yüzde 11,4 düzeyinden yüzde 12,1 düzeyine çıktı. Action for Economic Reforms eşgüdümcüsü Filomeno S. Sta. Ana III, zayıf ikinci çeyrek büyümesi ile yatırımdaki düşüşün yeni katılımcıların neden yeterince işe alınamadığını açıklamaya yardımcı olduğunu ve kayıt dışı çalışmanın yüksek kaldığını söyledi. Ateneo Center for Economic Research and Development araştırmacısı Ser Percival K. Peña-Reyes ise eksik istihdamın sorunun iş sayısının ötesine, işlerin niteliği ve yeterliliğine uzandığını belirtti. Üç gelişme birlikte okunduğunda tek bir ekonomi üç ayrı göstergede beliriyor: merkez bankası için tamamlanması beklenen bir sıkılaştırma adımı, Hazine için daha düşük getiri olasılığı ve iş arayanlar için sınırlı emilim. Sonuç açık kalıyor. Bu üç haberde zayıf büyüme ortak bağlam olarak yer alıyor; zayıf enflasyon, yatırım gerilemesi ve kayıt dışılık da ayrı etkenler olarak öne çıkıyor.[3], [1], [2]