AB onarımı zorunlu kılıyor, Malezya satın alma yerine kural yazıyor
AB üreticilere onarım yükümlülüğü getirirken, Malezya Datasonic'i satın almaktan vazgeçip veri kurallarına yöneliyor. California'da beklenen kanal satışları da birleşme onayının şirket sınırlarını değiştirebileceğini gösteriyor.
Ekonomi ve Piyasalar··Sabah
AB'de üreticiler onarılabilir ürünü talep üzerine onaracak
Avrupa Birliği'nde 24 Ağustos'ta yürürlüğe giren kurallar, üreticilerin teknik olarak onarılabilir ürünleri tüketicinin talebi üzerine makul bir bedelle ve makul bir sürede onarmasını zorunlu kılıyor. Üreticiler ayrıca onarım bilgisini yayımlamak ve yedek parça sağlamak zorunda. Çamaşır makineleri, elektrikli süpürgeler, telefonlar ve tabletler düzenlemenin kapsamında yer alıyor. Avrupa Komisyonu, değişikliğin 4,8 milyar euro büyüme ve yatırım doğuracağını öngörüyor; blokta her yıl yaklaşık 35 milyon ton ürünün erken atıldığını bildiriyor. İrlanda hükümeti tüketicileri RepairMyStuff.ie sitesine yönlendirirken, düzenlemenin değiştirme yerine onarımı kolaylaştıracağını ve yerel onarım işletmelerine iş sağlayacağını belirtiyor. Yeni yükümlülük, üreticinin satış sonrasındaki sorumluluğunu ürünün teknik ömrüne doğru uzatıyor.[1]
Malezya, Datasonic'i satın almak yerine veri çerçevesi kuracak
Malezya Ulusal Güvenlik Konseyi, MyKad kimlik kartları ile ülkenin pasaportlarını sağlayan Datasonic Technologies'i devletin satın almayacağını açıkladı. Yaklaşık 7,5 milyar ringit değer biçilen şirket için maliye bakanlığı daha önce sözleşmeyi bitirme karşılığında tazminat, şirketin tümünü satın alma veya ana şirket NexG'de kontrol hissesi edinme seçeneklerinin gösterge fiyatını istemişti. Konsey, yurttaşların kimlik verisini stratejik ulusal varlık olarak tanımladı ve satın alma yerine düzenleyici çerçeve hazırlayacağını bildirdi. Datasonic Technologies, 2012'den bu yana Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına uygun Malezya pasaportlarını sağlıyor ve iki başka kamu görevini yürütüyor. Karar, devletin veri üzerindeki kamu çıkarını şirket mülkiyetiyle değil, hazırlanacak kurallarla korumayı seçtiğini ortaya koyuyor.[2]
California Başsavcısı Rob Bonta'nın Paramount ile Warner arasındaki birleşmeye onay vermeden önce bazı kablo kanallarının elden çıkarılmasını ve Paramount'un film stüdyosunun Warner Bros'tan ayrı tutulmasını istemesi bekleniyor. The Wall Street Journal'ın konuya yakın kişilere dayandırdığı haberde hangi kanalların satılacağı veya koşulların ne zaman sunulacağı belirtilmiyor. Bu nedenle satışlar henüz alınmış bir karar değil, beklenen koşullar niteliğinde. Eyalet incelemesi federal süreçle birlikte yürütülüyor. Bir kanal satışının zorunlu tutulması, birleşik şirketin hangi varlıkları koruyabileceğini; stüdyoların ayrı tutulması ise birleşmenin işletme sınırlarını değiştirecek. California'daki süreç, kamu otoritesinin şirketi satın almadan veya ürün yükümlülüğü koymadan, işlem onayını kullanarak şirket yapısına müdahale edebileceği üçüncü bir düzenleme yolunu oluşturuyor.[3]