Gana Merkez Bankası’nın oy gerekçeleri enflasyon kaygılarını ortaya koydu
Gana Merkez Bankası’nın yeni yayımlanan oy gerekçeleri, eylül toplantısında yedi üyenin tamamının faizi neden yüzde 14’te tutmak istediğini açıklıyor. Yakıt, gıda ve taşıma giderleri ile döviz kuru baskısı üyelerin kaygıları arasında. Kurul üyeleri güçlü ekonomik faaliyet verilerini de değerlendirdi; yeni bir faiz adımından önce son fiyat artışlarının kalıcılığını ve dış şokların etkilerini gözlemek istediklerini belirtti.
Ekonomi ve Piyasalar··Öğle
Yedi üye eylülde faizin sabit tutulmasını destekledi
Gana Merkez Bankası, para politikası kurulunun yedi üyesinin ayrı ayrı hazırladığı oy gerekçelerini yayımladı. Üyelerin tamamı eylül toplantısında politika faizinin yüzde 14’te tutulmasını destekledi. Yeni açıklanan belgeler, daha önce duyurulan faiz kararının arkasındaki değerlendirmeleri ortaya koyuyor. Enflasyon ve dış ekonomik riskler bu gerekçelerde öne çıkıyor.[1], [2]
Yakıt, gıda ve kamu hizmeti fiyatları kurul üyelerini kaygılandırıyor
Üyeler yakıt ve gıda fiyatlarındaki yükselişi, taşıma giderlerini, yurt içi petrol ürünü fiyatlarını ve üç aylık kamu hizmeti tarife ayarlamalarını değerlendirdi. Üyeler ithal enflasyon ile döviz kuru üzerindeki olası baskılara dikkat çektiler. Bir üye ayrıca farklı bölgelerde yağış ve sıcaklıkları değiştirebilen iklim olayı El Niño’ya bağlı hava koşullarının riskleri artırabileceğini belirtti.[1]
Faizin korunmasını isteyen üyeler, son fiyat artışlarının kalıcılığını ve dış şokların orta vadeli enflasyona etkisini değerlendirmek için zaman gerektiğini belirtti. Üyelerden bazıları enflasyonun yüzde 8 hedefinin iki puan altı ile iki puan üstü arasındaki banda dönebileceği beklentisini korudu.[1]
Güçlü ekonomik faaliyetin yanında rezerv kaygıları da bulunuyor
Değerlendirmelerde ikinci çeyrekteki yüzde 6 reel büyüme ve Gana’daki genel üretim hareketini izleyen birleşik ekonomik faaliyet endeksinin temmuzdaki yıllık yüzde 14,9 artışı da yer aldı. İş dünyası ve tüketici güveni tarihî yüksek düzeylere yakın seyretti; özel sektör kredi büyümesi hızlandı. Üyeler ödeme yükümlülüklerini ve dış borç ödemelerini de ele aldı. Uluslararası rezervler 22 Eylül’de yaklaşık 12 milyar dolar düzeyindeydi.[1]