Avustralya Merkez Bankası’ndan Hunter: Enflasyon baskısı henüz dinmedi
Avustralya Merkez Bankası yetkilisi Sarah Hunter, bu yıl yapılan dört faiz artışının fiyatlar üzerindeki etkisinin zaman alacağını söyledi. Pazar günü yayımlanan söyleşide petrol maliyetlerinin yakıt dışındaki fiyatlara yayıldığını ve iç talebin sürdürülebilir arzı aştığını anlattı. Kasım toplantısı için bir faiz kararı açıklamadı; sözleri kurulun değerlendirdiği baskıları ortaya koydu.
Ekonomi ve Piyasalar··Sabah
Hunter enflasyonla mücadelenin sürdüğünü anlattı
Avustralya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Sarah Hunter, pazar günü yayımlanan 60 Minutes söyleşisinde enflasyon baskısını anlattı. Banka söyleşi metnini yayımladı; aynı akşam çıkan NAB Morning Call bölümü de Hunter’ın programdaki sıkı para politikası vurgusunu ayrı olarak aktardı. Hunter, kurulun bu yıl faizi dört kez artırdığını ve bu kararların ekonomiye yansımasının zaman aldığını söyledi.[1], [2]
Söyleşi 25 Ekim’de yayımlanmadan önce, 21 Ekim’de kaydedildi. Hunter, Avustralya dışından kaynaklanan bir petrol fiyatı şokunu anlattı. Yükselen gider önce benzin ve dizelde görülüyor; inşaat girdileri dahil başka fiyatlara da yansımaya başlıyor. Banka, dış kaynaklı baskının ilk yakıt artışından sonra sönümlenip sönümlenmediğini ve tedarik zincirine ne ölçüde yayıldığını izliyor.[1]
Petrol maliyeti pompanın ötesine yayılıyor
Hunter, düşük ve istikrarlı enflasyonla sürdürülebilecek arzın biraz üzerinde kalan iç talebe de dikkat çekti. Yüksek faiz bu dengesizliği azaltmayı amaçlıyor, ancak etkileri farklı alanlara farklı hızlarda ulaşıyor. Bankanın işi, dışarıdan gelen gider artışlarının kalıcı hale gelmesini önlerken harcamalar ile üretim kapasitesi arasındaki farkı daraltmak olarak tanımlandı.[1]
Hunter’a göre kredi veren kurumlar artışı yansıttığında konut kredisi kullananlar yüksek faizi bir veya iki haftada hissedebiliyor. Faizler tasarrufları, hane harcamalarını ve şirketlerin krediyle finanse edilen projelerini de etkiliyor. Yükün herkese eşit dağılmadığını kabul etti: bazı haneler zorlanırken birçok konut kredisi sahibinin döneme tasarruf gibi mali tamponlarla girdiğini söyledi.[1]
Kurul bir sonraki faiz kararını vermedi
Hunter, bankanın sistem genelinde yaygın konut kredisi ödeme güçlüğü veya zorunlu ev satışı görmediğini belirtti. Konut işlemleri ile fiyatların yavaşlamasını faiz kararlarının ekonomiye yansımasının bir parçası olarak anlattı. Bu gözlem, zorlanan hanelerin yaşadığını ortadan kaldırmıyor; bankanın henüz gözlemediğini söylediği sistem çapında bir sorundan ayrı tutulmasını sağlıyor.[1]
Hunter kurulun bir sonraki faiz kararını önceden söylemedi. Merkez bankasının tam istihdam hedefi de bulunduğunu, durgunluk yaratmayı amaçlamadığını ve verilerle iş dünyasından gelen bilgilerin henüz bir durgunluk göstermediğini belirtti. Kamu harcamaları bankanın tahminlerine giriyor, ancak bütçe kararlarını seçilmiş yöneticiler veriyor. Söyleşi bu nedenle kasım ayı için açıklanmış bir faiz kararı değil. Hunter, banka yetkililerinin işletmelerle yaptığı görüşmelerde de henüz durgunluğa işaret eden genel bir görünüm bulunmadığını söyledi.[1]