Eigen RadarEkonomi
Analiz

TCMB kredi faizlerindeki düşüşü ve iç talepteki zayıflığı değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 22 Ekim toplantısının özetinde daha önce açıkladığı faiz kararının dayandığı ekonomik koşulları anlattı. İncelenen dönemde mevduat ve çoğu kredi türünde faizler geriledi. Banka iç talebin zayıf seyrettiğini değerlendirdi. Gıda ve enerji fiyatları enflasyon görünümünde yukarı yönlü risk oluştururken brüt uluslararası rezervler de 11 Eylül’e göre azaldı.

Ekonomi ve Piyasalar··Öğle
Bir banka şubesinde müşterinin omzu üzerinden görülen kredi görüşmesi; arka planda boş bekleme koltukları ve danışma masaları.

Ekim kararının ekonomik arka planı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ekim Para Politikası Kurulu toplantısının özetini 30 Ekim’de yayımladı. Özet, toplantıda daha önce açıklanan kararın dayandığı enflasyon görünümünü ve parasal koşulları ayrıntılandırdı.[1], [2]

Kurul, 22 Ekim’de bir hafta vadeli repo faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirmişti. Banka, özette adımların büyüklüğü ve zamanlamasının enflasyon görünümüne göre toplantı bazında ve ihtiyatla belirleneceğini yineledi. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda para politikasının sıkılaştırılacağını belirtti. Bu koşullu yaklaşım, daha önce alınan kararın gerekçeleri arasında yer aldı.[1]

Toplantı öncesinde çoğu kredi faizi geriledi

11 Eylül ve 16 Ekim ile biten haftalar arasında TL mevduat faizleri 102 baz puan düşerek yüzde 42,9’a indi. Kredili mevduat hesapları ve kredi kartları hariç TL ticari kredi faizleri 680 baz puan azalarak yüzde 41,9 oldu. İhtiyaç kredisi faizleri 264 baz puan düşüşle yüzde 61,5’e, konut kredisi faizleri 43 baz puan düşüşle yüzde 41,5’e geriledi. Taşıt kredisi faizleri ise 310 baz puan artarak yüzde 43,6’ya çıktı.[1]

Aynı dönemde bireysel kredilerin dört haftalık büyüme oranları ortalaması yüzde 1’e geriledi. TL ticari kredilerde bu ortalama yüzde 2,3, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerde yüzde 1,2 oldu. Brüt uluslararası rezervler, 11 Eylül’e göre 9,6 milyar dolar azalarak 16 Ekim’de 169,1 milyar dolara indi.[1]

Zayıf talebe enflasyon riskleri eşlik etti

Banka, yakın dönem göstergelerinin iç talepte zayıflığa işaret ettiğini değerlendirdi. Ağustosta altın hariç perakende satış hacmi aylık yüzde 0,8, çeyreklik yüzde 0,3 arttı. Sanayi üretimi ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık yüzde 1,0 geriledi. Ağustos itibarıyla üçüncü çeyrekteki düşüş yüzde 2,4 oldu.[1]

Bankaya göre ekim öncü verileri, gıda ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerle birlikte manşet fiyat artışının hızlanmasına işaret ederken temel mal enflasyonu ılımlı kaldı. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve beklentiler yukarı yönlü riskler arasında sayıldı. Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi 21 Ekim’de 251 baz puandı. Önceki toplantı haftasından 16 Ekim’e kadar devlet iç borçlanma senetlerinden 0,5 milyar dolar çıkış oldu. Hisse senedi portföy hareketleri yatay seyretti.[1]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıTCMBTCMB özetinde kredi faizi düşüşü ve enerji riski öne çıktı↩1↩2↩3↩4↩5↩6
  2. Haber kaynağıEndeks24TCMB para politikası toplantı özetini yayımladı↩