İran baskı altında birlik ve güvenlik kadrosunu yeniliyor
Pezeşkiyan'ın birlik vurgusu ve Mohsen Rezaee'nin güvenlik görevine atanması, yaptırımlar, abluka, aralıklı çatışmalar ve Hürmüz pazarlığıyla çevrili İran yönetimindeki eş zamanlı değişimleri gösteriyor.
Jeopolitik··Akşam
Dinî liderle yedi saatlik iç gündem
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet yayıncısı IRIB'de pazartesi günü yayımlanan söyleşide Ayetullah Mojtaba Khamenei ile yaklaşık yedi saat görüştüğünü anlattı. Görüşmede geçim sıkıntısı, piyasa, istihdam, konut ve ABD yaptırımlarının yarattığı sorunların ele alındığını söyledi. Pezeşkiyan'ın aktardığı bu temas, Khamenei'nin martta dinî lider olarak atanmasından bu yana kamuoyuna anlattığı ikinci görüşme. Cumhurbaşkanı, düşmanın bütün planlarının bölünme yaratmaya yöneldiğini savundu ve yönetimin görevinin ayrışmayı engellemek olduğunu belirtti; görüşmenin nerede ve ne zaman yapıldığını açıklamadı. Aynı gün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei, ABD İran'ın koşullarını karşılamadan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmayacağını yineledi. Tahran, liman ablukasının kaldırılmasını, savaş zararlarının tazminini, yaptırımların gevşetilmesini ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını istiyor. The Associated Press, normal koşullarda dünyada ticarete konu olan petrolün yaklaşık beşte birinin boğazdan geçtiğini hatırlatıyor. İç birlik çağrısı böylece hane geçiminden stratejik su yoluna uzanan ekonomik ve güvenlik baskıları eşliğinde yapılıyor.[1]
Güvenlik kurulunun başına eski Devrim Muhafızları komutanı
İran'ın güvenlik yönetimindeki değişimin merkezinde 71 yaşındaki Mohsen Rezaee var. Al Jazeera'nın haberine göre Rezaee, pazar akşamı Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliğine atandı. Dinî lider Mojtaba Khamenei'ye siyasi danışman olan Mohammad Bagher Zolghadr'ın yerini aldı; makamı daha önce martta suikaste kurban giden Ali Larijani yürütüyordu. Rezaee, Devrim Muhafızları'nı 1981 ile 1997 arasında yönetti ve Düzenin Yararını Teşhis Konseyi'nde görev yaptı. Al Jazeera'ya konuşan analist Abas Aslani, atamanın farklı devlet organlarını eşgüdümleyebilecek ve çeşitli hiziplere ulaşabilecek bir isim ihtiyacını yansıttığını değerlendirdi. Analist Mohsen Farkhani ise değişimi cezalandırmaya dayalı caydırıcılığa yönelen bir güvenlik doktrininin işareti olarak yorumladı. Bunlar analist değerlendirmeleri; atanmış yetkililerin açıkladığı resmî bir doktrin belgesi değil. Kurul başkanlığındaki değişim, İran ile ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerine pazarlığı sürdürdüğü döneme denk geliyor. Yeni sekreterin uzun askerî ve kurumsal geçmişi, Pezeşkiyan'ın birlik mesajıyla birlikte yönetimin güvenlik kurumları arasındaki eşgüdüm arayışını öne çıkarıyor.[2]
Askerî vuruşların yanında ekonomik baskı
Washington da İran'a yönelik baskının ağırlık merkezini ekonomik araçlara kaydırdığını söylüyor. Cumhurbaşkanı Donald Trump, Axios'a verdiği pazar günkü söyleşide ABD'nin İran karşısında işi alçak perdeden yürüttüğünü, nisandan beri uygulanan deniz ablukası ile yaptırımlara dayandığını ve yeni askerî saldırılara başvurmadığını belirtti. Trump, İran'da yüksek enflasyonun arttığını ve yönetimin askerlerine maaş ödemekte zorlandığını ileri sürdü. Petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 75 dolar düzeyinde olması, haberde Amerikan tüketicileri üzerindeki yükü hafifleten unsur olarak aktarılıyor. Hazirandaki ABD-İran ateşkesi haftalar içinde çöktü; çatışmalar aralıklı sürerken İran ABD üslerini vuruyor, Yemen'deki Husiler de Suudi Arabistan'a karşı ayrı bir deniz ablukası uyguluyor. İran Dışişleri Bakanlığı, Umman aracılı Hürmüz görüşmelerinin son aşamaya ulaştığını söylese de Tahran su yolunun savaş öncesindeki düzene dönmeyeceğini belirtiyor. Bu dış baskı tablosu, Pezeşkiyan'ın birlik çağrısı ve güvenlik kurulundaki atamayla aynı anda ilerliyor. Haberler, İran yönetiminin hem iç ekonomik sorunlarla hem kurumsal eşgüdüm ve bölgesel güvenlik gündemiyle uğraştığını gösteriyor.[3], [1], [2]