Şam, Kürt entegrasyonu ile Abu al-Duhur ve Hassoun dosyasını birlikte öne çıkardı
Mazloum Abdi entegrasyonun tamamlandığını söyledi; dışişleri kalıcı Türk üssünü reddetti; eski başmüftü Ahmad Badreddin Hassoun için karar günü pazartesiye kondu.
Jeopolitik··Öğle
Abdi, birleşmenin tamamlandığını kendi açıklamasıyla duyurdu
Suriye Demokratik Güçleri komutanı Mazloum Abdi, askerî, güvenlik ve idarî kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyon aşamasının tamamlandığını söyledi. Al-Monitor haberine göre süreç, ocakta Abdi ile Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara arasında yapılan anlaşmaya dayanıyor; hükümet güçleri Haseke ile Kamışlı’yı, Kamışlı Havalimanı’nı ve başlıca petrol sahalarını devraldı. Haberde Haseke valiliğine Kamışlılı Kürt siyasetçi Noureddine Ahmed Eissa’nın, bölgesel savunma bakan yardımcılığına da Sipan Hamo’nun getirildiği aktarılıyor. Aynı kaynak, yaklaşık 100.000 savaşçıyla kurulan gücün, Arap savaşçıların kitlesel ayrılışından sonra yaklaşık yarıya indiğini yazıyor. Entegrasyonun tamamlandığı ifadesi bu aşamada Abdi’nin kendi açıklamasına dayanıyor; uygulamanın son ayrıntıları açıklanmış değil.[1]
Abu al-Duhur için kalıcı Türk üssü çizgisi reddedildi
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, Abu al-Duhur’da üs kurulması ya da kalıcı Türk askerî varlığı planı olmadığını söyledi. Al Jazeera’nın aktardığına göre Şeybani, Türk askerî yetkililerin yalnızca eğitim için geldiğini belirtti. Türkiye’nin savunma bakanlığı da saldırı öncesinde ya da sırasında sahada askerî heyet bulunmadığını bildirdi ve Suriye ordusunun yeniden kurulmasına desteğin süreceğini söyledi. Dosya, İsrail’in salı günü Halep yakınındaki hava üssünün pistine ve depolarına sekiz saldırı düzenlemesinden sonra açıldı; can kaybı bildirilmedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Ankara’ya iletilen mesajın anlaşılmadığını söylerken, Savunma Bakanı Israel Katz İsrail’in güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya izin verilmeyeceğini açıkladı.[2]
Hassoun kararı geçiş dönemi yargısının yeni eşiğine bağlandı
Eski başmüftü Ahmad Badreddin Hassoun hakkında kararın pazartesi günü Şam’daki Dördüncü Ceza Mahkemesi’nde açıklanması bekleniyor. Al Jazeera haberine göre savcılar idam cezası talep etti; suçlamalar arasında muhalif bölgelere ve sivillere karşı şiddeti kışkırtmak, Avrupa ülkeleri ile İdlib sakinlerine yönelik tehditler, Sednaya Hapishanesi’ndeki infazlara destek ve İran ile Rusya’nın askerî müdahalesini övmek yer alıyor. Dava 25 Haziran’da açıldı. Dosya, Beşşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzenleri Vassim el-Esad ile Atıf Necib hakkında verilen idam cezalarının ardından geliyor. Böylece Şam, entegrasyon ve üs tartışmaları sürerken geçiş dönemi adaletinde yeni bir karar eşiğine de ilerliyor.[3]