Eigen RadarJeopolitik
Analiz

İranlı Rızai, arabulucunun ziyaretinde zenginleştirilmiş uranyumun dışarı çıkarılmasını reddetti

İranlı güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile görüşmesinde zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını reddetti. Açıklama, stokun geleceği üzerine Washington ile yürütülen temaslarda Tahran’ın tutumunu ortaya koydu. Önceki mutabakat, gözetim altında zenginlik düzeyinin düşürülmesini öngörürken miktar ve uygulama ayrıntılarını sonraki görüşmelere bırakmıştı. Yeni bir nükleer uzlaşma açıklanmadı.

Jeopolitik··Akşam
Muhsin Rızai ve Asım Münir, İran ve Pakistan bayrakları önünde karşılıklı koltuklarda.

Rızai, Münir’in ziyaretinde İran’ın tutumunu açıkladı

İran’ın üst düzey güvenlik kurulu Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin sekreteri Muhsin Rızai, 20 Ekim’de Tahran’da Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile görüştü. Zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını reddetti ve malzemeyi ülke içinde kullanılacak ulusal varlık olarak tanımladı. Sözleri, Pakistan’ın arabuluculuk çabaları sırasında İran’ın müzakere tutumunu ortaya koydu. Açıklamada stokun miktarı ya da bulunduğu yere ilişkin yeni bir ölçüm sunulmadı.[1], [2]

Rızai, görüşmeler için Washington’ın güven artırıcı adımlar atmasını, önce İran’ın koşullarını yerine getirmesini istedi. Tahran baskı, tehdit ve yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise uranyum zenginleştirme kapasitesine önemli sınırlamalar getirilmesini istiyor. Ziyarette yeni bir nükleer uzlaşma veya ortaklaşa kabul edilmiş uygulama takvimi duyurulmadı. İran’ın barışçıl program açıklaması resmî tutumu olarak kaldı; yeni bir uluslararası denetim bulgusu sunulmadı.[1]

Haziran mutabakatı stokun ayrıntılarını sonraya bıraktı

17 Haziran mutabakatı, uranyum stokunun geleceğini sonraki görüşmelere bırakmıştı. En azından uygulanacak yaklaşım olarak, uluslararası nükleer denetim kuruluşu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde zenginlik düzeyinin düşürülmesini belirtiyordu. Bu işlem, yüksek zenginlikteki uranyumun daha düşük zenginlikte malzemeyle karıştırılmasıyla yapılıyor. Mutabakat, işlenecek miktarı, ulaşılacak zenginlik düzeyini veya ayrıntılı takvimi belirlemedi. Böylece uygulama ayrıntıları üzerinde daha sonra görüşülmesi gereken alanlar kaldı.[2]

Uranyumun zenginlik düzeyini İran içinde düşürmek ile malzemeyi başka bir ülkeye taşımak, stok için farklı seçenekler oluşturuyor. Rızai’nin itirazı malzemenin dışarı aktarılmasına yönelik. ABD ile İran arasındaki görüşmelerde stokun geleceği başlıca anlaşmazlık konularından biri. Tahran, Hürmüz’ü yeniden açma karşılığında limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını, yaptırım muafiyetlerini ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını da istiyor. Bu talepler İran’ın görüşme tutumunu yansıtıyor.[2]

Washington uzun vadeli nükleer taahhüt istiyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın nükleer programını yeniden kurmayacağına ilişkin uzun vadeli, doğrulanabilir bir taahhüt aradıklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran’ın nükleer silaha ulaşmasının yolunu açacak bir anlaşmayı desteklemeyeceklerini belirtti. İran ise programının barışçıl olduğunu savunuyor ve zenginleştirmeyi Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki hakkı olarak görüyor. Bu açıklamalar tarafların kendi tutumları. Stokun nasıl işleneceği, daha geniş görüşmelerin bir konusu olarak kaldı; farklı talepleri uzlaştıran ortak bir sonuç duyurulmadı.[2]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıMintİran güvenlik şefi, Munir görüşmesinde uranyumun ülke dışına çıkarılmasını reddetti↩1↩2
  2. Haber kaynağıAl Jazeeraİran’ın uranyumu ülke içinde tutma talebi görüşmelerin odağında↩1↩2↩3↩4