Waltz ile Rodríguez, BM’de Küba ambargosu görüşülürken tartıştı
ABD temsilcisi Mike Waltz ile Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, Washington’un Küba ambargosunun görüşüldüğü Birleşmiş Milletler oturumunda tartıştı. Genel Kurul Başkanı toplantıyı kısa süre durdurdu, ardından Rodríguez’e usul konusunda söz verdi. Waltz konuşmasını tamamlayarak üyelere çarşamba günü oylanması planlanan tasarıya karşı oy kullanma çağrısında bulundu. Oylamanın sonucu henüz belli değildi.
Jeopolitik··Öğle
Ambargo görüşmesi tartışmayla kesildi
ABD’nin Birleşmiş Milletler temsilcisi Mike Waltz ile Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, Genel Kurul’da Washington’un Küba’ya yönelik ekonomik ambargosu görüşülürken tartıştı. Waltz, Küba yönetimini eleştiren konuşmasına başladıktan sonra Rodríguez ve heyetinin diğer üyeleri salondan yüksek sesle itiraz etti.[1], [2]
Genel Kurul Başkanı toplantıya ara verdi
Genel Kurul Başkanı, tokmağını kullanarak düzeni sağlamaya çalıştı. Rodríguez salonun ön tarafına yürüdü; sözlerinin bir bölümü Birleşmiş Milletler’in canlı yayınında açıkça duyulmadı. Waltz, kendisinden kürsüden uzaklaşmasını istedi. Başkan daha sonra toplantıyı kısa süre durdurdu. Kuralları yeniden açıkladıktan sonra Rodríguez’e yalnızca usulle sınırlı itirazını dile getirmesi için söz verdi.[1]
Rodríguez söz aldığında Waltz’ın suçlamalarını sert biçimde reddetti. ABD temsilcisi daha sonra konuşmasını tamamlayarak üyelere ambargoyu kınayan karar tasarısına karşı oy kullanmaları çağrısında bulundu. Çarşamba günkü oylama henüz yapılmamıştı; tartışma sırasında tasarının sonucu belli değildi.[1]
Rodríguez oturumdan sonra da eleştirilerini sürdürdü
Rodríguez, olayın ardından X hesabında Waltz’ı eleştirirken onun önceki ABD ulusal güvenlik danışmanlığı görevine ve Signal yazışması tartışmasına değindi. Waltz, Yemen’deki silahlı hareket Husilere yönelik saldırıları görüşen üst düzey yetkililerin yazışmasına bir gazeteciyi eklemesi nedeniyle inceleme ve eleştirilerle karşılaşmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Waltz’ı Birleşmiş Milletler görevi için aday gösterdiği sırada Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ulusal güvenlik danışmanlığını da üstleneceğini duyurmuştu.[1]