BM Genel Kurulu Küba ambargosuna karşı kararı kabul etti
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargoya karşı kararı 130 destek, 17 karşı oy ve 25 çekimser oyla kabul etti. Önceki yıllarda destek veren bazı ülkeler çekimser kalırken, Washington ve Havana sonucu farklı yorumladı. Bağlayıcı olmayan karar, uzun süredir devam eden diplomatik girişimi sürdürüyor; ABD yasalarına dayanan kısıtlamaları kendiliğinden kaldırmıyor.
Jeopolitik··Öğle
Karar çoğunlukla kabul edildi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ambargoya karşı kararı 28 Ekim’de kabul etti. Karara 130 ülke destek verirken 17 ülke karşı oy kullandı. Böylece oylamaya katılan hükümetlerin çoğunluğu, ambargonun sona erdirilmesi çağrısının arkasında yeniden yer aldı.[1], [2]
Oylamada 25 ülke de çekimser kaldı. ABD ve İsrail metne karşı çıktı. Önceki yıllarda kararı destekleyen Almanya ile İtalya ise bu kez çekimser oy kullandı. Ülkelerin oylarındaki bu değişiklikler, karar çevresinde yürütülen diplomatik mücadelenin bir parçası oldu.[1]
Havana ile Washington sonucu yorumladı
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sonucu ABD baskısına karşı uluslararası desteğin sürdüğünün göstergesi olarak sundu. ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ise çekimserlerin artmasını Washington’ın diplomatik çabası açısından ilerleme diye değerlendirdi. Küba, oylamadan önce Washington’ı ülkelerin tutumunu etkilemek için gümrük vergileri ve vize kısıtlamalarıyla tehdit etmekle suçladı. Baskının nasıl uygulandığına ilişkin bu anlatım Küba hükümetinin iddiasıydı.[1]
Ambargo yürürlükte kalıyor
Genel Kurul kararları bağlayıcı olmadığından bu metnin kabul edilmesi, ABD yasalarına dayanan kısıtlamaları kaldırmıyor. Genel Kurul, otuz yılı aşkın süredir ambargonun sona erdirilmesini istiyor; ambargonun geçmişi ise altmış yılı aşıyor. Oylama, Küba’daki ekonomik güçlükler sürerken ve Trump yönetimi enerji kaynaklarını da ilgilendiren ek kısıtlamalarla baskısını artırırken yapıldı. Kararın hukuki etkisi ile hükümetlerin verdiği diplomatik destek bu nedenle farklı düzeylerde kalıyor.[1]