Fas, BM misyonu sonrasında ateşkes sözünü sürdüreceğini açıkladı
Fas Kraliyet Makamı, MINURSO'nun görev süresinin sona ermesinden sonra ülkenin ateşkes sözünü sürdüreceğini açıkladı. Kral VI. Muhammed, misyonun tasfiyesi ve çekilmesinin eşgüdümünü İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir birime verdi. Kararlar, Güvenlik Konseyi'nin misyonun görev süresini uzatmamasının ardından Rabat'ta yapılan toplantıda ele alındı. Kraliyet açıklaması güvenliğin ve bölgedeki kalkınma çalışmalarının sürdürülmesini de öncelikler arasında saydı.
Jeopolitik··Öğle
Kraliyet Makamı ateşkes sözünü yineledi
Fas Kraliyet Makamı, Kral VI. Muhammed'in 4 Kasım'da Rabat'ta yapılan toplantıda ülkenin ateşkes sözünü yinelediğini açıkladı. Açıklamaya göre bu söz, BM'nin Batı Sahra'daki misyonunun görev süresi sona erdikten sonra da değişmeyecek. Toplantıda MINURSO'nun kapanmasının ardından yapılacak düzenlemeler ve Fas'ın sonraki dönemdeki tutumu ele alındı. Ateşkese bağlılığın süreceğine ilişkin açıklama, Fas yönetiminin kendi taahhüdünü ortaya koyuyor.[1], [2]
Çekilmenin eşgüdümü İçişleri Bakanlığı'na verildi
Kral, İçişleri Bakanlığı'na bağlı MINURSO eşgüdüm birimine misyonun tasfiyesini ve çekilmesini destekleme görevi verdi. Kraliyet Makamı, Fas'ın sürecin düzenli ve sorunsuz ilerlemesi için BM ile işbirliği yapmayı amaçladığını belirtti. Toplantıya hükümetin, kraliyet çevresinin ve ordunun üst düzey yetkilileri katıldı. Katılımcılar misyonun görev süresinin bitiminden sonra yapılacak düzenlemeleri ele aldı; Bakanlık birimi çekilme işlemlerini desteklemekle görevlendirildi.[1]
Kral güvenlik ve kalkınma önceliklerini sıraladı
Kraliyet Makamı, toprak bütünlüğünü, ulusal güvenliği ve halkın güvenliğini Fas'ın öncelikleri arasında saydı. Kralın bölgedeki kalkınma çalışmalarının ve büyük altyapı projelerinin sürdürülmesini istediğini belirtti. Fas, Batı Sahra üzerinde egemenlik iddia ediyor; Cezayir'in desteklediği Polisario Cephesi ise bağımsızlık istiyor. Kraliyet Makamı, misyonun çekilmesine ilişkin toplantıda Fas'ın resmî diplomatik tutumunu da yineledi. Bu açıklamalar, kraliyet yönetiminin bölgeye ilişkin kendi tutumunu yansıtıyor.[1]