Bilimsel haritalar sınır çizmek yerine bilinmeyeni ölçüyor
eROSITA'nın iki milyon kaynaklık kataloğu ile Mars buz olasılıkları, haritanın kesinlik resmi değil; gözlemi düzenleyen ve sonraki ölçüm boşluğunu gösteren bir araç olduğunu ortaya koyuyor.
Bilim··Sabah
Gökyüzü aranabilir bir kataloğa dönüştü
eROSITA'nın ikinci veri yayımı, gökyüzünü tek tek kaynakların büyük bir kataloğu olarak düzenliyor. İkinci Veri Yayımı Samanyolu'nun batı yarısını kapsıyor; 1,9 milyon üzerinde noktasal ve yaklaşık 64.000 yayılı kaynak listeleniyor. Bu sayı, ilk yayımdakinin kabaca iki katı. Katalogda toplanan veriler, Spektrum-Roentgen-Gamma görevindeki eROSITA teleskobunun ilk üç tüm gökyüzü taramasından geliyor. Gözlemler 12 Aralık 2019 ile 16 Haziran 2021 arasında, 556 günlük tarama çalışmasında toplandı ve 0,2-2,3 keV bandında değerlendirildi. Noktasal girdilerin çoğu yıldızlar ve etkin galaksi çekirdekleri; yayılı olanlar galaksi kümeleri, yakın galaksiler ve süpernova kalıntıları. İlk yayım ayarlanmış olay verisini ve üst düzey ürünleri de içeriyordu, ikincisi yalnızca kataloglardan oluşuyor. Ortaklığa Max Planck Dünya Dışı Fizik Enstitüsü öncülük ediyor. Bonn Üniversitesi'nden araştırmacıların aynı sırada yayımladığı A3266 galaksi kümesi çalışması, kümeden en yakın kuzeybatı grubuna uzanan bir X-ışını lifi bildiriyor.[1]
Mars'ta çizginin yerini olasılık aldı
Mars'taki yeni harita ise buz için keskin bir çizgi yerine her bölgeye olasılık veriyor. The Planetary Science Journal'da 31 Temmuz'da yayımlanan iki çalışma; nötron, ısıl, radar ve yer şekli verilerini birleştirerek 60 güney ile 60 kuzey enlemleri arasında yüzey altı su buzu olasılıkları veriyor. Gezegen Bilimi Enstitüsü'nden Samuel Courville'in yürüttüğü olasılık çalışması, yüzeye yakın buzun her iki yarıkürede yaklaşık 45 dereceden kutuplara doğru bulunmasının olası olduğunu, ekvatora yaklaştıkça eldeki uzaktan algılama verisinin buzun varlığını tek başına belirleyemediğini bildiriyor. Kuzey Alba Patera için fazla buz olasılığı yüzde 56,6, ortanca buz oranı yüzde 42,4; Hellas Planitia için yüzde 59,7 ve yüzde 44,3. Hanna Sizemore'un yürüttüğü eş çalışma aynı yatakların ısıl saptanabilirliğini ele alıyor. Kullanılan araçlar (Mars Odyssey'in nötron izge ölçeri, Mars Global Surveyor ile Mars Reconnaissance Orbiter'ın ısıl verisi ve SHARAD radarı) yalnızca ilk metre kadarına ulaşıyor; bir ile beş metre arasında, daha yüksek frekanslı bir radar gerektiren bir boşluk kalıyor. Yazarlar belirsizlik kestirimlerini doğrulayacak yerinde bir ölçüm bulunmadığını yazıyor.[2]
Harita bilinmeyeni de taşır
İki çalışma farklı ölçeklerde aynı haritalama değişimini gösteriyor. X-ışını kataloğu gözlenen sinyalleri noktasal ve yayılı kaynaklar olarak sınıflandırıp araştırmacılara aranabilir bir gökyüzü envanteri veriyor. Mars haritası ise uzaktan algılama araçlarının aynı derinliği görmediğini kabul ederek yeraltı buzunu var-yok çizgisi yerine olasılık dağılımıyla ifade ediyor. Birinde belirsizlik, hangi kaynağın ne tür olduğu ve katalog ürününün sınırlarında; diğerinde bir ile beş metre arasındaki ölçüm boşluğu ile yerinde doğrulamanın yokluğunda. Her iki durumda da harita, bilinmeyeni ortadan kaldırmıyor. Bilinen gözlemleri düzenleyip nerede yeni gözlem ya da daha derin bir araç gerektiğini açıkça gösteriyor. Bu, daha iddialı bir resimden çok daha kullanılabilir bir araştırma yüzeyi oluşturuyor.[1], [2]
İlgili köşe yazıları
Bu gündem hakkında daha fazla bilgi için ilgili köşe yazılarını okuyabilirsiniz.