600 milyon yıllık hayvan kromozom haritası, otlarda metabolik kısayollar ve Homo için bir sınıflandırma önerisi
19 hayvan filumunu kapsayan bir karşılaştırma, kromozom birleşmelerinin sınırlı evrimsel yolları izlediğini ve geri dönmediğini ortaya koyuyor. Ayrıca otların ekolojik zaferini iki metabolik kısayol açıklarken, yeni bir sınıflandırma önerisi Australopithecus'un Homo içine alınmasını savunuyor.
Bilim··Gece
Kromozom birleşmeleri evrimsel otoyolları izliyor
Viyana Üniversitesi'nden Oleg Simakov önderliğindeki ekip, 19 hayvan filumunu ve 4.454 türü kapsayan 5.800'ü aşkın kromozom düzeyinde genomu karşılaştırdı. Araştırma, hayvan genomlarının bir dizi kısıtlı evrimsel otoyol boyunca yeniden düzenlendiğini ve iki kromozomun birleşip iç içe karıştığı bir karışmayla kaynaşma örüntüsünün sonradan ayrılsa bile aynı iz üzerinden geri alınamadığını gösteriyor. Yazarlar bu yapı imzasının 600 milyon yıl önceki ortak ata dahil olmak üzere derin evrimsel akrabalıkları izlemenin bağımsız bir yolu olduğunu öne sürüyor; bulgu, dizilenmiş bir taksonun kromozom tarihinin biyoçeşitlilik korumasında farklı bir belirteç olarak kullanılabileceğine işaret ediyor.[1]
Metabolik kısayollar otların zaferini besliyor
Wisconsin-Madison'dan Hiroshi Maeda ve Georgia'dan James Leebens-Mack önderliğindeki ekip, otların yakın akrabası Joinvillea ascendens'e kıyasla iki katı enerji üretebilen ek bir nişasta sentez yolağı ile iki DNA mutasyonuyla ikiye çıkan bir lignin sentez yolağını bildirdi. Yazarlar, fide aşamasındaki bu ek nişasta yolağının çıkışın ve fotosentezin daha erken başlamasına yol açtığını, ikili lignin yolağının ise hızlı büyümeye rağmen yapısal desteği koruduğunu gösteriyor. Bulgu tahıllar ve biyoenerji bitkileri için ıslah hedefleri sunuyor; çalışma karşılaştırmalı genom dizilemesine dayanan bir mekanizma açıklaması sunuyor, henüz saha uygulaması değil.[2]
İnsan sınıflandırmasını gözden geçirme önerisi
Monash University'den Ian Towle, American Journal of Biological Anthropology'de, insan evriminin 4 ile 5 milyon yıllık bölümünü düzenlemekte kullanılan cins sınırlarının fosillerin gösterdiğiyle artık örtüşmediğini savunarak Australopithecus ve Paranthropus'un Homo içine alınmasını öneriyor. Towle, son buluntuların üç cinsi ayırmakta kullanılan özellikleri sürekli bulanıklaştırdığı ve dallanıp örtüşen bir soy ağacının, birbirini izleyen cinslerden kurulu bir merdivene göre malzemeye daha iyi oturduğu görüşünde. Haberde başka araştırmacıların yanıtı yer almıyor ve öneri herhangi bir adlandırma kurulunca benimsenmiş değil.[3]