Su, gizli yükleri batıklardaki TNT'den plankton alışverişine ve fosfor tuzaklarına taşıyor
Kuzey Denizi batıkları çevresinde TNT izleri bulundu. Açık deniz planktonu şeker karşılığı besin alıyor, oksijensiz göl diplerinde ise beklenmedik bir mineral fosforu tutmaya devam ediyor.
Bilim··Sabah
Batıkların çevresinde patlayıcı izi var
Aarhus Üniversitesi ekibi, Rømø açıklarındaki batıkların çevresinde alınan su, tortu, denizyıldızı ve midye örneklerinde TNT izleri buldu. Danimarka sularındaki yaklaşık 10.127 batığın yüzde 15 kadarı iki dünya savaşından kalma ve ekip, Alman denizaltısı UC-30 gibi örneklerin çevresine kadar inen donanma dalgıçlarıyla yerinde numune topladı. Araştırmacılar kirliliğin ne kadar uzağa yayıldığını henüz bilmiyor, ancak bugünkü tablo, mühimmatın yalnızca metal kabukların içinde kalmadığını ve yerel deniz çevresine sızmaya başladığını gösteriyor.[1]
Yoksul denizde şeker besine çevriliyor
Akdeniz'den toplanan Collodaria kolonileri üzerinde yapılan izotop çalışması, açık denizin yoksul sularında işleyen daha sessiz bir dolaşımı gösteriyor. Yüzlerce, hatta binlerce mikroskobik alg aynı kolonide fotosentezle şeker üretirken ev sahibi yapı koruyucu bileşikleri ve besinleri geri sağlıyor. Laboratuvarda yaşatılamayan bu kırılgan ortaklığın sahada incelenebilmiş olması, besin kıtlığının hüküm sürdüğü sularda üretkenliğin yalnız tek bir organizmanın değil, bütün bir ortak yaşam paketinin üzerinde durduğunu düşündürüyor.[2]
Oksijen bitince fosfor yine de kaçmıyor
Concordia Üniversitesi deneyleri, oksijen tükendiğinde kararsız hale gelen klasik demir minerallerinin yerine mackinawite adlı demir sülfür mineralinin fosforu tutmayı sürdürebildiğini gösterdi. Bu bulgu, göl diplerinde besin yükünün her zaman doğrudan suya geri dönmediğini, bazı anoksik ortamlarda yeni bir mineral yolunun devreye girdiğini anlatıyor. Doğal organik maddenin aynı yüzey için rekabet etmesi tutma kapasitesini düşürüyor, ama yine de sonuç, suyun taşıdığı gizli yüklerin yalnız kirletici sızıntılarla değil, görünmeyen kimyasal bağlarla da şekillendiğini ortaya koyuyor.[3]