Galaksi kümesinin merceği sönük bir etkin çekirdeği görünür kıldı
Gözlemsel bir ön baskı, Hubble ile Chandra arşivlerini birleştirerek uzak bir galaksinin merceklenmiş üç görüntüsünü inceledi. Galaksi kümesinin sağladığı toplam büyütme yaklaşık 78 olarak hesaplandı. X-ışını parlaklığı, yalnızca yıldız oluşumundan beklenen düzeyi aşıyor. Yazarlar bunu kara delik büyümesinin yoğun olduğu dönemde, düşük kütleli bir galaksinin etkin çekirdeği olarak yorumluyor; uzaklık ve gerçek parlaklık mercek modeline bağlı.
Bilim··Sabah
Üç görüntü aynı uzak galaksiye ait
Öndeki bir galaksi kümesinin kütleçekim merceği, uzak ve sönük bir galaksinin üç görüntüsünü oluşturdu; her görüntü bir X-ışını kaynağıyla örtüşüyor. Marko Mićić ve çalışma arkadaşları, 7 Ekim tarihli gözlemsel ön baskıda Hubble Uzay Teleskobu görüntülerini Chandra X-ışını Gözlemevi arşivi ve yayımlanmış mercek modelleriyle birleştirdi. Çalışma, sistemi düşük kütleli bir galaksinin etkin çekirdeği olarak yorumluyor; baskın X-ışını kaynağı kara deliği besleyen maddeyle ilişkilendiriliyor.[1]
Mercek büyütmesi yaklaşık 78 olarak hesaplandı
Mercek geometrisinden kırmızıya kayma yaklaşık 2,14, toplam büyütme ise yaklaşık 78 olarak hesaplandı. Bu sonuç, kaynağı kara deliklerin büyüdüğü ve yıldızların yoğun biçimde oluştuğu döneme yerleştiriyor. Görünür parlaklık hem kaynağın kendi ışımasına hem kümenin büyütmesine bağlı. Yazarlar, mercek büyütmesini çıkardıktan sonra kalan X-ışını parlaklığını, diğer gözlemsel sınırlar içinde yalnızca yıldız oluşumuyla açıklanamayan bir düzeyde buluyor.[1]
Toz ve yıldızların yaşı galaksi kütlesini belirsiz bırakıyor
Galaksi, kullanılan Hubble bantlarından yalnızca birinde güvenilir biçimde görülüyor. Kırmızı renk için yaşlı yıldızlar ve genç yıldızları örten toz olası açıklamalar arasında; bu seçenekler galaksinin yıldız kütlesini geniş bir aralıkta bırakıyor. Gerçek parlaklık da mercek modelinin ve X-ışını tayfı uyarlamasının belirsizliklerini taşıyor. Ön baskı, tamamlanmış hakem değerlendirmesi bildirmiyor. Ek gözlemler, galaksinin tozunu ve yıldız nüfusunu daha açık biçimde ayırmaya yardımcı olabilir.[1]