PRABITAS'ta iki haftalık dozlama ağır yan etkileri azalttı
PRABITAS araştırmasında, daha önce birçok tedavi görmüş metastatik kolorektal kanser hastalarına trifluridin-tipirasil ve bevacizumab iki haftalık düzende verildi. 970 hastalık karşılaştırmada bu düzen, geleneksel uygulamaya göre genel sağkalımda aşağı kalmama ölçütünü karşıladı; ağır nötropeni daha seyrek görüldü. Bu, üstün sağkalım kanıtı anlamına gelmiyor. Japonya'da yürütülen çalışmanın sonuçları ve diğer istenmeyen etkiler, hangi hastalar için uygun olduğunu değerlendirirken önem taşıyor.
Bilim··Sabah
Aynı ilaçlara yeni takvim
PRABITAS, tedavilere dirençli metastatik kolorektal kanserde trifluridin-tipirasil ile bevacizumabın iki uygulama düzenini karşılaştırdı. Japonya’daki araştırmada 970 kişinin sonuçları değerlendirildi. Yeni bir ilaç yerine, mevcut birleşimin 14 günlük sade takvimi geleneksel 28 günlük düzene karşı sınandı. Daha önce birden çok tedavi basamağından geçmiş hastalarda tedavinin sürdürülebilmesi önemli. Çalışma, bu pratik soruyu genel sağkalımın korunup korunmadığı sorusuyla birlikte ele aldı.[1], [2]
Sağkalımda aşağı kalmama gösterildi
Sade düzende ortanca genel sağkalım 11,3 ay, geleneksel düzende 10,3 ay bulundu. Önceden belirlenen istatistiksel ölçüte göre 14 günlük düzen genel sağkalım bakımından aşağı kalmadı. Bu sonuç, sade takvimin daha uzun yaşam sağlama açısından üstün bulunduğu anlamına gelmiyor; çalışmada üstünlük gösterilmedi. Ortanca değerler arasındaki sayısal fark tek başına böyle bir karar vermeye yetmez. Uygulamaya dönük araştırmada doz değişikliğine ve kemoterapinin zamanlamasına esneklik tanındı.[1], [2]
Ağır nötropeni azaldı
Derece 3 veya daha ağır nötropeni sade takvimde yüzde 13, geleneksel düzende yüzde 39 görüldü. Başka ağır kan hücresi sorunları ile iştahsızlık, bulantı ve ishal de daha seyrek bildirildi. Doz azaltımı ve tedavi ertelemesi sade düzende azaldı. Ancak kongrede yaşam kalitesi sonuçları sunulmadı. Daha az yan etkiyi, günlük yaşam kalitesinin ölçülerek iyileştiği şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Bulguların farklı klinik ortamlarda nasıl kullanılacağı ayrıca değerlendirilmeli.[1], [2]