Önceki hasarın ardından fare bağırsaklarında onarım hızlandı
Radyasyon hasarından iyileşen fare bağırsakları, ikinci uygulamanın ardından daha hızlı onarıldı. Hakemli deney, gen düzenlemesinde süren değişimleri izledi ve iltihapla bağlantılı bir sinyalin katkısını sınadı. Dokunun görünür biçimde toparlanması, hücrelerdeki bütün değişimleri silmedi. Bulgular fareler ve organoidlerdeki uyumu anlatıyor; insanlardaki klinik sonuçlar henüz belirlenmedi. İltihabın hasar olmadan aynı izi bırakıp bırakmadığı da belirsiz.
Bilim··Sabah
İkinci radyasyon hasarından sonra onarım hızlandı
Hakemli bir fare deneyinde, ilk radyasyon hasarından iyileşen bağırsakların ikinci uygulamanın ardından daha hızlı onarıldığı görüldü. Radyasyon karın bölgesiyle sınırlandı; kan yapımını korumak için büyük kemikler gölgelendi. Doku yapısı ikinci haftada büyük ölçüde toparlandı ve 21. günde yeni bir dengeye ulaştı. İkinci uygulamanın ardından kilo kaybının durup toparlanmanın başlaması yaklaşık bir gün öne çekildi. Hücre çoğalması da beşinci günde daha hızlıydı.[1]
Moleküler değişimler görünür iyileşmeden sonra da sürdü
Genlerin çalışma biçimindeki kimi farklılıklar üç ay sonra bile devam ediyordu. Tek hücre, kromatin erişilebilirliği ve hücre soyu incelemeleri, hem sağ kalan bağırsak kök hücrelerinde hem daha özelleşmiş hücrelerden yeniden oluşan kök hücrelerde kalıcı izler buldu. İki radyasyon uygulamasından sonraki erken hücre ölümü benzerdi; hızlanan yanıt yalnızca başlangıç hasarının azalmasına bağlanamadı. Laboratuvarda yetiştirilen bağırsak dokusu modelleri olan organoidler de incelendi.[1]
İltihap sinyalinin engellenmesi sonraki yanıtı değiştirdi
İltihap sırasında haberleşmeyi sağlayan proteinlerden interferon gama, hazırlıklı onarım yanıtına katkıda bulundu. İlk hasar döneminde bu sinyalin engellenmesi kromatin değişimlerini kısmen azalttı ve sonraki onarım üstünlüğünü önledi. Özelleşmiş hücrelerin kök hücre benzeri duruma dönmesiyle bağlantılı ayrı iz ise sürdü. Gen düzenlemesindeki bu hücresel uyumun insan dokusundaki klinik önemi ve uzun dönem hastalık sonuçları belirsizliğini koruyor.[1]