ABD’de yapıların yangın riski yüzyıl ortasına doğru üç kata yaklaşabilir
Hakemli bir çalışma, yangın koşulları ve yerleşim desenleri değiştikçe ABD’nin bitişik eyaletlerindeki yapılarda yangın zararının artabileceğini hesapladı. Batıdaki mutlak kayıplar yüksek kalırken risk doğuya da yayılıyor. Geçmiş hasarın büyük bölümü az sayıdaki yıkıcı yangında toplandı. Gelecek hesapları, yeni uyum önlemleri alınmadan mevcut yapılaşma eğilimlerinin sürdüğü varsayımına dayanıyor; tekil yangınların yerini ya da zamanını belirlemiyor.
Bilim··Gece
Yangın ve yapılaşma birlikte modellendi
Hakemli bir çalışma, Alaska ve Hawaii dışındaki bitişik ABD eyaletlerinde yangın etkinliğini, yerleşimlerin büyümesini ve yapılardaki hasarı birlikte inceledi. Araştırma 1945–2023 dönemindeki değişimleri geriye doğru hesapladı ve riski 2060’a kadar öngördü. Yapı sayısını sabit kabul etmek yerine, hem değişen yangın koşullarını hem de süren yapılaşmayı izledi. Gelecek senaryoları, mevcut yapılaşma eğilimlerinin yeni uyum önlemleri alınmadan devam ettiğini varsayıyor. The Debrief’in haberi de kayıplarda hesaplanan artışın bu varsayımlara bağlı olduğunu belirtiyor.[1], [2]
Risk batı eyaletlerinin dışına uzanıyor
Kullanılan iklim modellerinde, 2051–2060 döneminin beklenen yıllık yapı kayıpları 2011–2020 düzeyinin 1,85–3,2 katına çıkıyor. En büyük mutlak kayıplar ABD’nin batısında kalırken orta ve doğu bölgelerinde de risk artıyor. Makale ile The Debrief’in haberi, yanan alan ve tehlikeye açık yapı sayısı hesaba katıldığında doğudaki yangınların da benzer ölçüde yıkıcı olduğunu aktarıyor. Batıda, gelecekteki riski en yüksek sayım bölgelerinin yüzde 30’u aynı zamanda toplumsal ve ekonomik güçlük yaşayan alanlarla örtüşüyor.[1], [2]
Hasar çok az sayıda yangında toplandı
Geçmiş olay verilerine göre yapıların yıkımı, yangınlar arasında eşit dağılmak yerine az sayıdaki büyük olayda toplandı. 2000–2023 döneminde hasar gören veya yıkılan yapıların yüzde 32’si beş büyük yangından etkilendi; The Debrief de bu bulguyu öne çıkardı. Çalışma gelecekteki yapı riskini yanan alan, tehlikeye açık yapılaşma ve kırılganlığın etkileşimiyle ilişkilendiriyor. Öngörüler bu koşullar altındaki olası senaryoları anlatıyor. Bitki örtüsünün, yangınla mücadelenin ve arazi kullanımının geleceği belirsizliğini koruyor; hesaplar tekil afetlerin nerede gerçekleşeceğini belirlemiyor.[1], [2]