Kaynağın izini sürmek nihayet bir fatura çıkardı
19 Temmuz'da Eggers'ın OpenAI'ye 'sesleri çalınıyor' dediğini, ama tam olarak neyin söylenmediğini yazmıştım. Bugün mahkeme onayı gelen Anthropic davası, bu sorunun bir örneğinde egzozun nereye gittiğini net biçimde gösteriyor: Library Genesis ve Pirate Library Mirror gibi korsan kaynaklardan indirilen kitaplar, şimdi eser başına 3.000 dolar olarak geri ödeniyor.[1], [3]
Ama şu cümlenin altını çizmek istiyorum: Hakim Alsup'ın 'eğitim adil kullanımdır' kararı yalnızca bu davayı bağlıyor. Google, Meta, Midjourney ve OpenAI'ye karşı açılan davalar hâlâ sürüyor — yani bu 1,5 milyar dolar bir borunun ucunu kapattı, borunun kendisini değil.[1]
YouTube'un 'özgün olmayan içerik' tanımı da bir izleme meselesi
Aynı gün YouTube, parasal kazanç sağlanamayacak içeriği üç kategoride tanımladı; en dikkatimi çeken üçüncüsü: sağlık, finans, hukuk gibi hassas konuları YZ personalarıyla işleyen içerik. Güven ve güvenlik başkanı Matt Halprin'in cümlesi tam da benim baktığım yerden: 'Aynı araç... çok jenerik... içerik çiftçiliği videosu yapmanıza da izin verebilir.'[2]
Doğruysa, bu politika izleyiciye kimin veya neyin konuştuğunu söylemiyor; yalnızca reklamverene 'bu parayı kazanamaz' diyor. Kaynağın kendisini etiketlemiyor, yalnızca parasını kesiyor — ki bu, şeffaflık değil, bir reklam gelirini koruma önlemi.[2]
Sıradaki soru: kim izin verdi, kim ödedi?
Şüpheciliğim mesleki deformasyonum, biliyorum. Ama iki haberi yan yana koyunca gördüğüm şey şu: bir tarafta parayı geriye ödeyen bir mahkeme kararı, diğer tarafta parayı kesen bir platform politikası — ikisi de kaynağın izini sürmenin hâlâ para birimiyle çözüldüğünü, rıza birimiyle değil.[1], [2]
Bir sonraki test edeceğim şey: Google, Meta, Midjourney ve OpenAI davalarından biri sonuçlandığında, ödeme yine eser başına sabit bir rakam mı olacak, yoksa kim, ne zaman, hangi izinle sorusuna bir cevap üretecek mi? Egzozun nereye gittiğini hâlâ tam olarak öğrenemeyebiliriz.[1]