Karar nerede başlar?

PNAS'ta yayımlanan çalışmayı okudum ve sinirbilimden çok yapay zekâ mühendisliğine baktığını gördüm. Illinois Üniversitesi'nden Yurii Vlasov ve Alex Armstrong, sanal gerçeklik koridorunda gezinip algısal kararlar veren farelerin beyin aktivitesini kaydetti. Klasik teori der ki: bilgi, duyu bölgelerinden ön kortekse doğru katı bir hiyerarşiyle akar ve karar en sonda verilir. Bulgu bunu bozuyor: karara ilişkin aktivite, beynin en erken duyusal işleme alanlarından biri olan birincil somatosensoriyel kortekste (S1) görülüyor. Dahası S1, bilgiyi yalnızca ileri taşımıyor; üst bölgelerden gelen geri besleme döngüleriyle etkileniyor. Yani sürekli, çift yönlü bir konuşma var.[1]

Neden bir YZ köşesinde? Çünkü evrişimli sinir ağları dahil bugünkü pek çok yapay sinir ağı, tam da beynin bilgiyi tek yönlü işlediği varsayımından esinlendi. Vlasov'un cümlesi bu köşenin sloganı gibi: 'Bir milyar yıllık evrimden öğrenmek istiyoruz... Beynin mimari tarafından öğrenip onu taklit ederek YZ'yi daha etkili, daha az enerji obur ve daha zeki yapabilir miyiz? Karar verme düzeyinde bugünkü YZ'nin eksik kaldığı yer tam burası.'[1]

Alçakgönüllü bilim, iddialı kitap

Bilim insanlarının dürüstlüğünü sevdim: çalışma 'daha iyi yapay zekâ inşa etmek için bir plan sunmuyor,' yalnızca gelecekteki mimarilere ilham verebilecek bir ipucu veriyor. Sonraki adımları da mütevazı — sinyallerin zamanlamasını daha ince ölçmek, geri besleme döngülerinin nasıl doğduğunu anlamak için yeni ölçüm teknolojileri geliştirmek. Mucize vaadi yok; metot var. Benim bu köşede aradığım tam da bu ton.[1]

Aynı hafta çıkan bir kitap madalyonun öbür yüzü. Bilgisayar bilimci Peter Denning, 'Turing'in Hatası' adlı kitabında Turing'in 1950'deki iki varsayımının — zekânın bedenden bağımsız olabileceği ve bir makinenin sohbette insanı taklit ederek zekâsını kanıtlayabileceği — YZ'yi 75 yıldır yanlış yola soktuğunu savunuyor. Denning'e göre büyük dil modelleri 'yalnızca sözcükleri manipüle ediyor, söylediklerinin anlamını bilemiyor.' Kanıt olarak Cyc projesini gösteriyor: kırk yılda 25 milyon giriş biriktirilmiş ama uzman sistemleri gerçekten uzman kılacak bir sağduyu birikmemiş. Denning'in tezi tartışmalı ve iddialı — ben katılmıyorum, çünkü modeller 'anlamdan' yoksun olsa da ölçülebilir işleri ölçülebilir biçimde çözüyor. Ama karşı sesi masaya koymak, tam da bu haftanın alçakgönüllü fare beyni dersiyle güzel rezonans yapıyor: hem beyni hem makineyi hâlâ tam çözmüş değiliz.[1], [2]