ITU yöneticisi, yapay zekâya erişim açığının eşitsizliği büyütebileceğini söyledi
ITU Genel Sekreter Yardımcısı Tomas Lamanauskas, Al Jazeera’ya bağlantı, hesaplama kapasitesi ve dil kapsamındaki eşitsizliğin yapay zekâ fırsatlarındaki açığı büyütebileceğini söyledi. Bu, yeni bir fon programı değil, tek söyleşiye dayanan uyarı.
Yapay Zekâ··Sabah
Açık, model kullanılmadan önce başlıyor
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nde genel sekreter yardımcısı olan Tomas Lamanauskas, 25 Ekim’de Al Jazeera’ya yapay zekânın varlıklı ve yoksul ülkeler arasındaki fırsat açığını büyütebileceğini söyledi. Doha’daki UNCTAD Dünya Yatırım Forumu sırasında konuştu. Kaygısı yalnız insanların bir yapay zekâ uygulamasını açabilmesiyle sınırlı değil: sağlık, eğitim, kamu hizmetleri, tarım ve ticaret teknolojiden yararlanabilirken yeterli sayısal altyapısı olmayan yerler onu geliştirmekte ve kullanmakta zorlanabilir. Söyleşi bir uluslararası kuruluş yetkilisinin uyarısı; yeni bir programın başladığına ilişkin duyuru değil.[1]
Erişim ve dil, kazançların kime gideceğini belirliyor
Lamanauskas, Afrika ile Latin Amerika’nın küresel veri merkezi kapasitesinin birlikte yüzde 3,3’üne sahip olduğunu ve 2,2 milyar kişinin hâlâ internete erişemediğini aktardı. Üretken yapay zekâ kullanan çalışma çağındaki kişilerin oranını varlıklı ülkelerde yüzde 29, gelişmekte olanlarda yüzde 16 olarak verdi. Yapay zekâ çeviri araçlarının Afrika dillerinin yalnızca yüzde 7’sini kapsadığını da söyledi. Rakamlar aynı engelin farklı yönlerini gösteriyor: hesaplama kapasitesi, temel bağlantı, kullanım ve dil desteği eşit dağılmıyor. Söyleşi, bunlardan tek birinin kullanım açığına kendi başına neden olduğunu göstermiyor.[1]
Yatırım tahmini alınmış karar değil
Lamanauskas, 2030 yılına değin sayısal altyapıya gereken yatırımı 2,8 trilyon ABD doları olarak hesapladı. Bu, yapılmış harcama veya hükümetlerin üstlendiği bir finansman kararı değil, yatırım ihtiyacı öngörüsü. Ülkelerin katılabilmesi için altyapı, eğitim ve düzenleme çağrısı yaptı. Söyleşide istihdam da ele alındı; Oxford Üniversitesi’nden Fazl Barez, bir işin tümüyle kaybıyla o işin bazı görevlerinin otomatikleşmesi arasında ayrım yapılmasını istedi. İki konuşmacı da herhangi bir ülkedeki iş kaybı sayısı için doğrulanmış öngörü sunmadı. Söyleşinin açtığı karar sorusu, olası yararların yayılabilmesi için kapasite, dil desteği ve becerilerin nerede geliştirilmesi gerektiği.[1]