Japonya'nın 30 yıllık tahvil ihalesi, süregelen satış dalgasının içinde yüzde 4,100 getiriyle sonuçlandı
Japonya Maliye Bakanlığı 3 Eylül'de 30 yıl vadeli devlet tahvili sattı. Kabul edilen en düşük fiyat 100 yen nominal değer başına 98,65 yen; bu fiyat yüzde 4,100 getiriye karşılık geliyor. Rekabetçi teklifler 1.728,1 milyar yen, kabul edilen tutar 456,2 milyar yen düzeyinde kaldı. Satış, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri tahvillerinin değer kaybettiği bir haftanın içinde gerçekleşti.
Ekonomi ve Piyasalar··Öğle
Defterin en altında yüzde 4,100 getiri
Japonya Maliye Bakanlığı, 3 Eylül 2026'daki ihalede 30 yıl vadeli devlet tahvili sattı. Kabul edilen en düşük fiyat 100 yen nominal değer başına 98,65 yen, yani yüzde 4,100 getiri düzeyinde oldu; ağırlıklı ortalama kabul fiyatı ise 98,93 yen, yani yüzde 4,079 getiri. Rekabetçi tekliflerin toplamı 1.728,1 milyar yen bulurken bakanlık bunun 456,2 milyar yenini kabul etti. Özel katılımcılara ayrılan fiyatsız ihalede 143,4 milyar yen daha alındı.[1]
Defterin altında 2,1 baz puanlık fark
İhraç, yüzde 4,0 kupon taşıyan 30 yıllık tahvilin 91. serisi; 4 Eylül 2026'da ihraç ediliyor ve 20 Haziran 2056'da vadesi doluyor. Kabul edilen en düşük fiyatla ortalama arasındaki 0,28 yenlik fark, defterin en altında ödenen getirinin ortalamanın 2,1 baz puan üzerinde kaldığı anlamına geliyor. İhale, Japonya'nın yanı sıra Almanya ve Birleşik Krallık tahvillerinin de geçen hafta boyunca değer kaybettiği bir satış dalgasının içinde yapıldı.[1], [2]
ABD'de 10 yıllık faiz yüzde 4,818'de
Gösterge 10 yıllık ABD tahvilinin faizi çarşamba günü gün içinde yüzde 4,818'e yükseldi ve Kasım 2023'ten bu yana en yüksek düzeyi gördü; öğleden sonranın başında yüzde 4,8 dolayına geriledi. State Street'ten Michael Metcalfe, yükselen enerji fiyatlarının yatırımcıları Federal Reserve'ün faiz artırımına gideceği yönünde pozisyon almaya ittiğini ve bu anlatının uzun vadeli bütçe kaygılarıyla iç içe geçtiğini söyledi. Edward Jones'tan Angelo Kourkafas, artan devlet tahvili faizlerini sağlam büyüme zemininde piyasaların temel sorunu olarak tanımladı; Nomura Securities'ten Naka Matsuzawa ise teknoloji şirketlerinin yeni borçlanmalarda görece yüksek faiz ödemesine dikkat çekti. Bu değerlendirmelerin her biri ölçülmüş bir neden değil, bir piyasa katılımcısının yorumu.[2]