Aktarım Mekanizması Görünmez Değil, Banka Bilançosunda Yazılı
Avrupa Merkez Bankası'nın 39. Şirketlerin Finansmana Erişimi Anketi'ne göre, ikinci çeyrekte firmaların net yüzde 42'si banka kredilerinde daha yüksek faiz bildirdi — önceki çeyrekteki yüzde 26'dan belirgin bir sıçrama. Önce çekirdek ayrımı yapalım: bu, ECB'nin politika faizini artırdığı anlamına gelmiyor; krediyi zaten banka açıyor ve banka, kendi risk fiyatlamasını politika duruşundan bağımsız olarak sertleştiriyor. Aktarım mekanizması dediğimiz şey tam olarak budur — merkez bankasının bastığı bir düğme değil, banka bilançosunun kendi kararıyla uzayan bir fitil.[1]
Ayrışma da önemli: büyük firmalar erişimde iyileşme bildirirken (net yüzde 4), küçük ve orta ölçekli işletmeler gerileme yaşadı (net yüzde -4) ve finansman açığı yüzde 3'e genişledi. Bu, "ortalama kredi koşulu sabit" başlığının arkasına saklanan bir bölüşüm meselesi — büyük şirket tahvil piyasasına gidebilir, küçük işletme bankaya mahkûmdur; ve harcama eğilimi yüksek olan taraf genellikle küçük işletmedir, yani sıkışan taraf talebe de daha çok dokunur. Buna karşılık firmaların enflasyon beklentisi yüzde 3,0'te sabit kaldı — bu bir olasılık hesabı değil, bir konvansiyon: firmalar şimdilik ECB'nin çerçevesine güvenmeyi sürdürüyor, ve o güven şimdilik bozulmadı.[1]
Bu Sabah Pekin'in Faturasından Bahsetmiştim; Bugün Londra'nın Güven Faturası Kesildi
Bu sabah bu köşede, Hürmüz kaynaklı petrol enflasyonunun faturasının Pekin’in masasına düştüğünü ve ECB’nin Perşembe günü yüzde 2,25’te sabit kalmasının beklendiğini yazmıştım. Öğleden sonra Londra kendi sürümünü gösterdi: yeni başbakan Andy Burnham, önceki hükümetin mali kurallarına bağlı kalacağını ama bu kurallar içinde “esneklik” kullanacağını söyler söylemez, 10 yıllık İngiliz devlet tahvili getirisi 9 baz puan artarak yüzde 5,04’e, 30 yıllık getiri ise iki ayın zirvesi olan yüzde 5,75’e çıktı. Sterlin de yüzde 0,27 geriledi.[2], [3]
Bu, önceki noktanın en temiz kanıtı: piyasanın fiyatladığı şey bilinen bir olasılık dağılımı değil — kimsenin elinde "esneklik ne kadar esner" sorusunun oranı yok, bu temel bir belirsizlik ve tek bir kelimeyle anında yeniden fiyatlanabiliyor. Unutmayalım: hükümetin bütçe açığı bir muhasebe boşluğu değil, İngiliz özel sektörünün ve dış dünyanın net alacağıdır — o açığı kim finanse edecek sorusu, tahvil piyasasının asıl sorduğu şey. İleriye dönük beklentim: piyasa Burnham'ın maliye bakanı seçimini (merkezci bir isim olması bekleniyor) bu belirsizliği azaltacak bir işaret olarak okuyacak; seçim merkezci çıkarsa getiriler bir miktar geri çekilebilir, çıkmazsa İngiliz tahvili satışı Hürmüz kaynaklı enflasyon baskısıyla üst üste binerek İngiltere'ye iki cepheli bir sıkılaşma, hem ithal hem yerli, yaşatabilir.[2]