Silahlı grupları devlet denetimine almada sıralama ve doğrulama
Roma görüşmelerindeki sıralama değişikliği ile Irak'ın 30 Eylül silah süresi, silahlı grupları devlet denetimine alma çabalarında takvim, güvenlik devri ve doğrulamanın nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.
Jeopolitik··Akşam
Roma'da sınır dosyası ile silahlar arasındaki sıra değişti
Lübnan ve İsrail heyetleri, hazirandaki çerçeve mutabakatından bu yana yedinci tur sayılan ABD arabuluculuğundaki Roma görüşmelerinin ikinci gününü tamamladı. Lübnanlı yetkililere göre İsrail heyeti ilk kez Hizbullah'ın silahsızlanmasının sınır dosyasından önce sonuçlandırılması yönündeki ısrarından geri adım attı. Bu değişiklik, tarafların silahlar konusunda uzlaştığı anlamına gelmiyor: görüşmeler siyasi ve askerî hatlarda sürerken İsrail'in Güney Lübnan'dan çekilmesi, güvenlik düzenlemeleri, doğrulama yöntemleri, Lübnan ordusunun güvenliği devralacağı pilot bölgeler ve güneydeki İsrail yıkımları gündemde kaldı. Ali Taher Tepesi ayrı bir anlaşmazlık noktası. İsrail, Hizbullah komuta merkezleri bulunduğunu söylediği tepenin Lübnan güçlerince güvenliğe alınmasını ve örgütün altyapısının dağıtılmasını istiyor. Hizbullah lideri Naim Kasım ise hükümete tavizleri durdurma çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, görüşmelerin çerçeve mutabakatının uygulanmasını güçlendirmeye odaklandığını söyledi. Böylece Roma turundaki somut değişiklik, sonucun kendisinden çok dosyaların hangi sırayla ele alınacağına ilişkin İsrail tutumunda görüldü; çekilme, güvenlik devri ve sahadaki doğrulama başlıkları açık kaldı.[1]
Irak'ta 30 Eylül süresi farklı grup yanıtlarıyla karşılaştı
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, bütün silahların devlet denetimine alınması için 30 Eylül tarihli bir süreyle karşı karşıya. Serayaüs-Selam, Asaib Ehl-i Hak ve Kataib el-İmam Ali devlet güçlerine katılmayı kabul etti; İran'a yakın Kataib Hizbullah ise kararı reddederek direniş silahları olarak tanımladığı stoku koruyup genişleteceğini bildirdi. Harekat en-Nüceba da hükümetin kaos yaratan yasa dışı silahları hedeflemesi, Irak'ı, kutsal mekânları ve halkı savunan savaşçıların elindeki silahları kapsam dışında bırakması gerektiğini savundu. Bu yanıtlar, aynı takvime tabi grupların devlet denetiminin hangi silahları kapsaması gerektiği konusunda aynı noktada olmadığını gösteriyor. Siyasi analist Ömer en-Nasır, hükümetin süreyi ertelemek zorunda kalabileceğini ve takvimin aralık ayına uzayabileceğini söyledi. Adımın arkasında ABD baskısı ile Irak'ın yabancı yatırım çekme ihtiyacı bulunuyor. Petrol gelirleri devlet bütçesinin yüzde 90'ından fazlasını oluştururken ihracat, kısmen Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle mart ayında günde 3,3 milyon varilden yaklaşık 600.000 varile geriledi. Bu ekonomik ortam, silahları devlet denetimine alma hedefinin yalnızca güvenlik kurumlarıyla sınırlı olmayan bir bağlamda yürüdüğünü ortaya koyuyor.[2]
Ortak sorun: devir takvimi ile sahadaki uygulamayı bağlamak
Lübnan-İsrail görüşmeleri ile Irak'taki süreç aynı hukuki ya da siyasi düzenlemenin parçaları değil; ilkinde iki ülke arasındaki sınır, çekilme ve güvenlik başlıkları, ikincisinde ise Irak içindeki silahlı grupların devlet güçlerine katılması ele alınıyor. Yine de iki haber, silahları devlet denetimine alma hedefinin yalnızca bir bitiş tarihi ya da genel ilke ilanıyla tamamlanmadığını gösteren ortak bir uygulama sorununu ortaya çıkarıyor. Roma'da İsrail'in önce silahsızlanma ısrarını gevşetmesi, sınır dosyası ile silah başlığının hangi sırayla ilerleyeceğini yeniden açtı; pilot bölgeler, ordunun güvenliği devralması ve doğrulama yöntemleri bu sırayı sahadaki adımlara bağlayan araçlar olarak görüşülüyor. Irak'ta ise 30 Eylül süresi, bazı grupların devlet güçlerine katılmayı kabul etmesi ile Kataib Hizbullah'ın reddi ve Harekat en-Nüceba'nın hangi silahların kapsam dışında kalması gerektiğine ilişkin talebi arasında işliyor. Bu nedenle iki süreçteki güncel durum bir tamamlanma değil, kapsam, sıra ve uygulamanın müzakere edildiği bir geçiş aşaması. Roma'da Ali Taher Tepesi ile İsrail'in çekilmesi, Irak'ta ise grupların farklı yanıtları ve olası süre uzatımı, ilan edilen hedef ile sahadaki denetim arasında çözülmemiş adımlar bulunduğunu gösteriyor.[1], [2]