Michigan Senato ön seçiminde El-Sayed zaferi ve federal sandık gözlemi
NBC News öngörüsüne göre Abdul El-Sayed Michigan Demokrat Senato adaylığını kazandı; aynı ön seçimde Adalet Bakanlığı dört şehirde federal sandık gözlemcisi görevlendirdi.
Jeopolitik··Öğle
El-Sayed’in adaylığı ve Kasım rakibi
NBC News’in öngörüsüne göre Demokrat Parti’nin Michigan Senato adaylığını halk sağlığı uzmanı Abdul El-Sayed kazandı. Al Jazeera haberine göre sonuç, sandıklar kapandıktan saatler sonra netleşti. El-Sayed kasımda eski Cumhuriyetçi milletvekili Mike Rogers’la yarışacak. Seçilmesi hâlinde ABD Senatosu’ndaki ilk Müslüman senatör olur. Al Jazeera’ya göre yarış, Senato’daki çoğunluğu belirleyebilecek kritik yarışlar arasında sayılıyor. Aynı habere göre El-Sayed’e karşı, ağırlıkla İsrail yanlısı gruplardan gelen ve 60 milyon dolar tutarını aşan bir kampanya harcaması yöneldi; AIPAC rakibi milletvekili Haley Stevens için 30 milyon dolar tutarını aşan harcama yaptı. Stevens beklentilerin üzerinde oy aldı ve Detroit’te güçlü bir sonuç çıkardı. El-Sayed zafer konuşmasında Rogers’a seslenerek dinlediğini bildiğini ve onun için geldiklerini söyledi. Bu sonuç, yüksek dış harcamanın damgasını vurduğu bir Demokrat ön seçimini El-Sayed lehine kapattı ve eyaletin Senato sandalyesi için Kasım genel seçimini Rogers ile El-Sayed arasına indirdi.[1]
Dört şehirde federal sandık gözlemcileri
Adalet Bakanlığı, salı günkü ön seçim sırasında Detroit, Hamtramck, Lansing ve East Lansing’de sandıklara federal gözlemci görevlendirdiğini duyurdu. Al Jazeera’ya göre dört şehir de Demokratların ağırlıklı olduğu yerler. Bakanlık onlarca yıldır federal sivil haklar yasalarına uyumu denetlemek üzere bir seçim gözlem programı yürüttüğünü ve bu görevlendirmeyi olağan ve tarafsız diye tanımladığını aktardı. Pazartesi tarihli bir mektupta 10 Demokrat senatör, ülke genelinde görevlendirilen FBI gözlemcilerinin yargı çevrelerini partizan biçimde hedef almayacağına, seçmen katılımını caydırmayacağına veya oy verme sürecine müdahale etmeyeceğine, eyalet ve yerel seçim görevlilerine baskı yapmayacağına ve işlerini yaparken onları taciz etmeyeceğine dair güvence istedi. Muskegon’daki sahtecilik iddialarına ilişkin olarak eyalet yetkilileri durumu kendi seçim güvenliği uygulamalarının işlediğinin kanıtı diye sundu. Böylece Michigan ön seçimi, yalnızca aday yarışının değil, federal gözlem ile eyalet seçim yönetimi arasındaki gerilimin de sahnesi oldu. Al Jazeera’nın haberinde bakanlığın uzun süreli program anlatımı ile senatörlerin mektuptaki istekleri yan yana duruyor; Muskegon dosyası ise eyalet yetkililerinin güvenlik anlatısını somut bir olay üzerinden savunmasına örnek oluşturuyor.[2]
Ön seçim günü, adaylık ve Kasım yolu
İki gelişme aynı Michigan ön seçim takvimine oturuyor. Salı sandığında federal gözlemciler Detroit, Hamtramck, Lansing ve East Lansing’de görevliyken, NBC News projeksiyonu Demokrat adaylığı El-Sayed’e verdi ve Kasım rakibini Rogers olarak sabitledi. Al Jazeera’nın bir arada aktardığı bu tablo, eyaletin Senato yarışını hem yüksek kampanya harcaması hem de sandık güvenliği tartışması altında çerçeveliyor. El-Sayed’e karşı yöneltilen ve 60 milyon dolar tutarını aşan harcama ile AIPAC’ın Stevens için 30 milyon dolar tutarını aşan desteği, ön seçimin mali yoğunluğunu gösteriyor; Stevens’ın Detroit’teki güçlü sonucu ise harcamanın yarışın her yerinde aynı etkiyi üretmediğini hatırlatıyor. Öte yandan Adalet Bakanlığı’nın dört şehirdeki gözlemcileri ve 10 Demokrat senatörün FBI görevlendirmesine ilişkin güvence talebi, oy verme gününün idari ve siyasal gerilimini ayrı bir kanaldan belgeler. Muskegon’daki sahtecilik iddialarına eyalet yetkililerinin verdiği yanıt, aynı eyalette seçim güvenliğinin nasıl savunulduğuna dair ek bir bağlam sunuyor. Birlikte okunduğunda iki Al Jazeera haberi, Michigan’ın Senato dosyasını sandık kapanışından saatler sonra netleşen adaylık ile federal gözlem tartışmasının kesişiminde bırakıyor; El-Sayed’in Rogers’a yönelik zafer konuşması da genel seçim gerilimini erken işaret ediyor.[1], [2]