Eigen RadarJeopolitik
Analiz

Birlikler sahaya çıkmadan önce yetki ve komuta

Uganda'nın Gazze görevi için yasama onayı ve Suudi Arabistan'ın 14 ülkeli deniz koalisyonuna komutan ataması, çok uluslu güçlerin siyasal yetki ile komuta aşamalarını gösteriyor.

Jeopolitik··Akşam
Boş bir iskele önünde farklı devriye gemileri ve katmanlı sivil yetki eşiklerini gösteren liman düzeni.

Uganda'da dış görev için Meclis kapısı

Uganda Meclisi, hükümetin Gazze için önerilen Uluslararası İstikrar Gücü'ne Uganda Halk Savunma Kuvvetleri birliği gönderme önergesini perşembe günü kabul etti. Böylece Uganda, Barış Kurulu'nun önerdiği 20.000 kişilik yapıya ilk açık taahhüdünü verdi; Fas da daha önce asker göndereceğini bildirmişti. Savunma Bakanı Kiryowa Kiwanuka'nın sunduğu önerge, Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni'nin Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen resmî talep üzerine aldığı karara yasama desteği sağlıyor. New Vision'ın Daily Sabah tarafından aktarılan haberine göre hukuki dayanak, Uganda Halk Savunma Kuvvetleri Yasası'nın 38. maddesi. Bu madde, Uganda askerlerinin ülke dışında görev yapabilmesi için Meclis onayı istiyor. Kiwanuka ayrıca 17 Kasım 2025'te kabul edilen 2803 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına işaret etti; karar, Gazze'de geçiş yönetimi olarak Barış Kurulu'nu kurdu ve üye devletleri personel katkısına çağırdı. Amerikalı Tümgeneral Jasper Jeffers'ın yöneteceği açıklanan güç açısından Uganda'nın kararı, birliğin sahaya çıkmasından önce ulusal yetkilendirme basamağını tamamlıyor. Muhalefet milletvekili Hassan Kirumira ise İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi Uganda açısından diplomatik kaygıları gündeme getirip ordunun hangi tarafta savaşacağını sordu. Onay bu soruyu ortadan kaldırmıyor; gönderim kararının ülkede hangi kurumdan geçmesi gerektiğini belirginleştiriyor.[1]

On dört ülkeli yapı komutanını belirledi

Suudi Arabistan'da aynı hazırlığın başka bir basamağı öne çıktı: Savunma Bakanlığı, 30 Temmuz'da kurulan 14 ülkeli deniz koalisyonunun komutanlığına Tuğamiral Abdullah bin Salem Al-Shehri'yi atadı. Bakanlığın açıklamasına göre Al-Shehri ortak deniz savunmasını yönetecek, üye devletler ve başka deniz koalisyonlarıyla eşgüdüm sağlayacak, görevleri koalisyon tüzüğü kapsamında yürütecek. Suudi Arabistan'ın yanında Bahreyn, Bangladeş, Komorlar, Cibuti, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Pakistan, Katar, Somali, Sudan, Türkiye ve Yemen kurucu üyeler arasında bulunuyor. Al Jazeera, yapının görev alanını Bab al-Mandeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde seyir serbestisinin korunması olarak aktardı. Bakanlık, yeni üyelik başvurularının sürdüğünü ve koalisyonun başka devletlere açık olduğunu da bildirdi. Bu nedenle komutan ataması, üye listesini ortak bir harekât düzenine bağlayan ilk kurumsal adımlardan biri. Ancak çerçevenin tamamı henüz kurulmuş değil: 12 ve 13 Ağustos'taki planlama toplantısında kurumsal yapı belirlenecek ve yeni başvurular işleme alınacak. Atama, koalisyonun hangi subayın yönetiminde çalışacağını açıklığa kavuştururken yaklaşan toplantı, karar alma ve üyelik düzeninin hâlâ biçimlendiğini gösteriyor. Açıklama, İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaşın, dünya petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20'sinin daha önce geçtiği Hürmüz Boğazı'nı aksattığı bir sırada geldi.[2]

Yemen'deki saldırılar hazırlık ile sahayı ayırıyor

Yemen'deki çatışma, yeni çok uluslu düzeneklerin hazırlık aşamaları sürerken bölgedeki kuvvet kullanımının zaten devam ettiğini gösteriyor. Hükümete bağlı askerî kaynaklar Al Jazeera'ye, Husilerin Hadramut'taki al-Thiniya ve al-Abr kampları ile Marib'deki al-Rouk kampını al-Jawf'tan atılan füzelerle vurduğunu söyledi. Bu kaynaklara göre en az 30 asker öldü, 15 kişi yaralandı ve ölü sayısının artması bekleniyordu. Yemen ordusu saldırıları doğruladı ve bunları Husilere karşı yürüttüğü kendi harekâtlarına verilmiş bir karşılık olarak sundu. Husi askerî sözcüsü Yahya Sari yüzlerce kayıp verdirdiklerini öne sürdü; bu sayı bağımsız biçimde doğrulanmadı. Al Jazeera, saldırıları yaklaşık dört yıllık göreli sükûnetin ardından Yemen'de 2022'den beri görülen en şiddetli askerî tırmanma olarak tanımladı ve iki tarafın da son haftalarda kuvvet yığdığını aktardı. Üç gelişme farklı görev alanlarına ait: Uganda'nın kararı Gazze için ulusal yasama yetkisini, Suudi Arabistan'ın duyurusu deniz koalisyonundaki komuta düzenini, Yemen haberi ise sürmekte olan çatışmada fiilî saldırıları anlatıyor. Birlikte ele alındıklarında, asker göndermeye ilişkin siyasi kararın, çok uluslu komuta yapısının ve sahadaki kuvvet kullanımının ayrı aşamalar ve kurumlar üzerinden yürüdüğünü ortaya koyuyorlar. Bu ayrım, yeni koalisyonların ilanıyla mevcut çatışma faaliyetlerini aynı harekâtın parçaları saymadan bölgedeki güvenlik düzenini okumayı sağlıyor.[3], [1], [2]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıDaily SabahUganda Meclisi, Gazze istikrar gücü için bir UPDF birliğine onay verdi↩1↩2
  2. Haber kaynağıAl JazeeraSuudi Arabistan, 14 ülkeli deniz koalisyonunun başına Tuğamiral Abdullah bin Salem Al-Shehri'yi getirdi↩1↩2
  3. Haber kaynağıAl JazeeraHusi saldırıları Hadramut ve Marib bölgelerindeki kampları vurdu, en az 30 Yemenli asker öldü↩