Küba'dan Huawei'ye: Washington'ın baskı araçları genişliyor
Küba'ya yönelik iki yaptırım hattı ile Arjantin'deki Huawei anlaşmasına bağlanan vize uyarıları, Washington'ın güvenlik siyasetinin bölgede farklı araçlarla nasıl yayıldığını gösteriyor.
Jeopolitik··Öğle
Küba'da iki yaptırım hattı
Washington'ın Küba'ya yönelik son adımları, aynı ülkeyi hedef alan fakat farklı gerekçelere dayanan iki yaptırım hattı oluşturuyor. Al Jazeera, ABD'nin Rusya ve Çin'den askerî donanım edinilmesine yardım ettiğini ileri sürdüğü beş kuruluş ile sekiz kişiye yaptırım getirdiğini aktarıyor. Haber, bu suçlamaların bağımsız olarak doğrulanmadığını özellikle belirtiyor. UN News'in aktardığı İnsan Hakları Konseyi tarafından atanmış bağımsız uzmanlar ise daha geniş enerji önlemlerini egemen bir devleti baskıyla değiştirme girişimi olarak nitelendiriyor. Uzmanlara göre Washington, haziran 2026'dan beri Küba ekonomisinin kilit kesimlerine yönelik tek taraflı yaptırımları genişletti; 23 Temmuz'da açıklanan önlemler enerji şirketlerini hedef aldı ve insani amaçlı yakıt ithalatını da daha fazla kısıtladı. Bu değerlendirme, ciddi yakıt sıkıntısı ve ülke çapındaki üçüncü büyük elektrik kesintisi sürerken enerji, ulaşım, sulama, hastane kapasitesi ve temel hizmetlerin aynı anda aksadığını söylüyor. Uzmanlar ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 20 Temmuz tarihli raporunun Küba'nın terörü ya da yıkıcı faaliyetleri desteklediğine ilişkin somut kanıt sunmadığını savunuyor. Askerî tedarik iddiasına bağlanan hedefli yaptırımlar ile ekonominin temel işleyişine uzanan sektör önlemleri, aynı gergin ilişkinin ayrı cepheleri olarak yan yana geliyor.[3], [1]
Huawei anlaşması vize gerilimine dönüştü
Arjantin'deki uyuşmazlık, yaptırım listesinden çok ülkeye giriş izni üzerinden ilerliyor. AP News'e göre Güney Arjantin'in en büyük elektrik dağıtıcısı CALF, yöneticilerinden birinin WhatsApp üzerinden uyarı mesajları aldığını açıkladı. Kooperatif, mesajlarda Huawei'nin Arjantin'deki çalışmalarını genişletmeye katılan kişilere ABD vize kısıtlamaları uygulanabileceğinin belirtildiğini söylüyor. CALF, temmuzda Neuquén'deki bağlantı ağını büyütmek için Huawei ile stratejik ortaklığını genişleteceğini duyurmuştu. Çin'in Buenos Aires Büyükelçiliği, Washington'ın kibir ve önyargıyla hareket ettiğini, tutumun başka ülkelerin egemenliğine ve serbest piyasa ilkelerine saygısızlık oluşturduğunu savundu. ABD'nin Arjantin Büyükelçisi Peter Lamelas, AP News'in yorum talebine yanıt vermedi. Lamelas, X'teki paylaşımında ülkeye kimin gireceğine karar vermenin her egemen devletin sorumluluğu olduğunu ve vize reddi ya da iptalinin cezalandırma amacı taşımayıp ülkenin güvenliği ile çıkarlarını koruduğunu yazdı. Uyuşmazlık, Javier Milei yönetiminin Washington'la yakın siyasal ilişkileri sürdürdüğü, aynı zamanda Çin'le ticari bağlarını derinleştirdiği bir döneme denk geliyor. Arjantin, Çin'le ikili para takası anlaşmasını beş yıl daha uzattı; Dışişleri Bakanı Pablo Quirno'nun da gelecek aylarda Çin'i ziyaret etmesi bekleniyor.[2]
Güvenlik gerekçesi, egemenlik itirazı
Üç haber ayrı kararları ve ayrı muhatapları anlatıyor. Birlikte bakıldığında, Washington'ın bölgede güvenlik gerekçesiyle kullandığı araçların kapsamı görünür hâle geliyor: Küba'da kişi ve kuruluşları hedef alan yaptırımlar, enerji ve yakıt akışını daraltan daha geniş önlemler; Arjantin'de ise Huawei ile çalışan yöneticilere yöneltildiği bildirilen vize uyarıları. Çin de üç kaynakta farklı rollerle yer alıyor. Küba dosyasında Washington, Çin ile bağlantılı askerî alımlara yardım edildiğini ileri sürüyor. Arjantin dosyasında bir Çin şirketi anlaşmanın merkezinde, Çin Büyükelçiliği ise ABD'nin baskı uyguladığını savunan diplomatik taraf konumunda. Tarafların egemenlik dili aynı zamanda temel görüş ayrılığını gösteriyor. Lamelas, vize kararını ABD'nin kendi güvenliğini ve çıkarlarını koruyan egemen bir yetki olarak sunuyor. Çin Büyükelçiliği aynı adımı Arjantin'in egemenliğine ve serbest piyasa ilkelerine müdahale olarak değerlendiriyor. İnsan Hakları Konseyi'nin atadığı bağımsız uzmanlar da Küba yaptırımlarını BM Şartı'nın 2. maddesine aykırı ve daha geniş bir rejim değişikliği stratejisinin parçası sayıyor. Bu karşıt atıflar, güvenliğin kimin tarafından ve hangi araçla tanımlandığına bağlı olarak aynı adımın egemenlik yetkisi ya da egemenliğe baskı şeklinde sunulduğunu ortaya koyuyor.[1], [2], [3]