Tanker gerilimi ve AUKUS deniz güvenliği düzenini sınıyor
Britanya’nın yaptırımlı tankere müdahalesi Rusya’dan misilleme tehdidi aldı; ABD ise AUKUS denizaltı programına yeniden destek verdi. Gelişmeler, Avrupa ve Hint-Pasifik’te deniz güvenliği düzenlemelerinin baskı altında olduğunu gösteriyor.
Jeopolitik··Akşam
Smyrtos’a el koyma ve Putin’in misilleme tehdidi
BBC’nin aktardığına göre Vladimir Putin, Pasifik’teki donanma tatbikatını izlerken Batılı ülkelerin Rus ticari gemilerine el koymasını korsanlık ve haydutluk olarak niteledi ve Moskova’nın aynı şekilde karşılık vermek zorunda kalacağını söyledi. Britanya hükümeti, haziranda Manş Denizi’nde Kraliyet Deniz Piyadeleri’nin çıkarma yaptığı yaptırımlı Smyrtos tankerine yönelik işlemin tümüyle uluslararası hukuka uygun yürütüldüğünü savundu. Putin, karşılığın gemilere el konulan sularla sınırlı kalmayacağını, Moskova’nın gerekli ve uygun gördüğü her yerde hareket edebileceğini söyledi. Rusya Pasifik Filosu Komutanı Viktor Liina, dost olmayan devletlerin gemilerini denetleyip alıkoyacak yeterli imkânları bulunduğunu ve göreve başlamaya hazır olduklarını bildirdi. Britanya Savunma Bakanlığı’na göre Rusya’nın yaptırımlı petrolünün yüzde 75’ini taşıyan 700’den fazla gemilik bir filosu var; Smyrtos hâlâ Weymouth yakınlarında alıkonuluyor ve kaptanı Ajay Pant Rusya yaptırımlarını çiğnemekle suçlanıyor. Avrupa sularındaki yaptırım uygulaması ile misilleme tehdidi, ticari gemiciliği ve liman denetimini doğrudan güvenlik meselesine çeviriyor.[1]
AUKUS’a tam yol ileri onayı
The Guardian’ın aktardığına göre Pentagon’un üçüncü en üst düzey ismi ve savaş müsteşarı Elbridge Colby, perşembe günü Asya-Pasifik gazetecilerine yaptığı bilgilendirmede AUKUS nükleer denizaltı anlaşmasının tam yol ileri gittiğini söyledi. Colby, Trump yönetiminin anlaşmaya ilişkin incelemesinin yazarıydı ve ilk taslağının anlaşmanın başarı şansına kuşkuyla yaklaştığı biliniyordu. Anlaşma kapsamında ABD, Avustralya’nın kendi AUKUS sınıfı denizaltılarını üretmesinden önce hizmetteki üç Virginia sınıfı denizaltıyı satacak; ilk teslimat 2032 için öngörülüyor. Colby, incelemenin programa bir yol haritası sunduğunu, tarafların iyimser ama gerçekçi olduğunu söyledi ve ABD’nin Avustralya’dan daha iyi bir müttefiki olmadığını belirtti. The Guardian, ABD’nin Virginia sınıfı denizaltı üretim hızının yılda 1,1 ile 1,2 tekne düzeyinde kaldığını, oysa programın yılda iki tekneye çıkmayı gerektirdiğini aktarıyor. Kuşkulu incelemenin ardından gelen onay, Asya-Pasifik’te uzun vadeli denizaltı kapasitesinin yeniden teyit edildiğini gösteriyor; üretim hızı ise bu teyidin pratikte ne kadar hızlı somutlaşacağını sınırlıyor.[2]
Avrupa suları ve Asya-Pasifik aynı anda baskı altında
İki gelişme farklı okyanuslara bakıyor ama aynı soruyu keskinleştiriyor: devletler deniz yollarında yaptırım, el koyma ve müttefik kapasite taahhüdünü nasıl sürdürecek. Britanya’nın Smyrtos işlemi ve Putin’in misilleme dili, Avrupa’nın yakın sularında ticari gemilerin aniden askerî ve hukukî çekişmenin konusu olabileceğini gösteriyor; 700’den fazla gemilik gölge filoya ve yaptırımlı petrolün yüzde 75’ine ilişkin Britanya rakamları, bu çekişmenin ölçeğini de ortaya koyuyor. Aynı hafta Colby’nin AUKUS’u tam yol ileri ilan etmesi, Asya-Pasifik’te nükleer denizaltı ortaklığının yeniden teyit edildiğini söylüyor; 2032’deki ilk Virginia teslimatı ile yılda 1,1–1,2 tekne üretim temposu ise taahhüdün takvimini ve darboğazını netleştiriyor. Deniz güvenliği düzenlemeleri böylece iki uçta sınanıyor: biri yaptırım uygulamasının misilleme riskiyle karşılaştığı Atlantik ve Manş hattı, diğeri üretim kapasitesinin müttefik vaatlerini sınırladığı AUKUS hattı. Her iki uçta da sonuç, liman denetimleri, gemi seferleri ve uzun vadeli denizaltı programları üzerinde ek belirsizlik olarak okunuyor; düzenlemeler yürürlükte kalsa bile baskı, operasyonel ve sanayi kapasitesinin sınırlarından geliyor.[1], [2]