Le Pen Orléans’ta devlet başkanlığı kampanyasını başlattı
Marine Le Pen, Fransa’da 2027’de yapılacak devlet başkanlığı seçimi için kampanyasını Orléans’taki Ulusal Birlik toplantısıyla başlattı. Güvenliğin güçlendirilmesi, göçün sınırlandırılması ve satın alma gücünün korunması vaatlerini öne çıkardı. Kampanya, Le Pen’in devlet başkanlığı adaylığını Jordan Bardella’nın olası hükümet başkanlığıyla birlikte sunuyor. Toplantı, okul koşulları ve hayat pahalılığı üzerine haftalardır süren gösterilerin ardından yapıldı. Vaatler henüz uygulanmış kararlar değil.
Jeopolitik··Akşam
Le Pen devlet başkanlığı yarışına kampanyasını başlatarak girdi
Marine Le Pen, Fransa’daki 2027 devlet başkanlığı seçimi için kampanyasını 25 Ekim’de Orléans’taki Ulusal Birlik toplantısında başlattı. Güvenliğin ve devlet otoritesinin güçlendirilmesini, göçün sınırlandırılmasını ve satın alma gücünün korunmasını vaat etti. Aşırı sağ partinin düzenleyicileri, toplantıya 8.500 destekçinin katıldığını açıkladı.[1]
Kampanyanın açılışında Fransa için Rönesans sloganı kullanıldı. Le Pen, pazar günkü konuşmasında kampanyaya iyimser bir görünüm vermeye çalıştı. Bir sonraki devlet başkanlığı seçimine yönelik toplantıda siyasi öneriler sunuldu. Açıklanan vaatler, bir hükümetin yürürlüğe koyduğu kararlar olarak ele alınmıyor.[1], [2]
Bardella olası başbakan olarak sunuldu
Parti başkanı Jordan Bardella, Le Pen’den önce konuştu ve olası hükümet başkanı olarak sunuldu. Kampanya sloganı, Le Pen’in devlet başkanlığını Bardella hükümetiyle birlikte öneriyor. Sağcı siyasetçi ve Nice Belediye Başkanı Éric Ciotti de Orléans’taki toplantıda ikilinin yanında sahneye çıktı.[1]
Ulusal Birlik, Avrupa Birliği’nden veya avrodan çıkmaya ilişkin eski önerilerini bıraktı. Buna karşılık Le Pen, göç politikasında AB hukukunun önceliğini sorgulayan bir halkoylaması öneriyor. Parti, seçime hazırlanırken göçü sınırlama önerilerini sosyal koruma ve kamu hizmetlerine ilişkin vaatlerle birlikte sunuyor.[1]
Kampanya haftalardır süren gösterilerin ardından açıldı
Toplantı, eylül ortasında okul koşulları üzerine başlayıp daha geniş toplumsal ve ekonomik talepleri kapsayan gösterilerin ardından yapıldı. Gösterilerin çoğu barışçıydı; bazılarında şiddet ve yağma yaşandı. Le Pen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un güvenliği yönetmesini eleştirdi. Kampanya toplantısı çevresinde geniş polis önlemleri alındı; işletmeler kapandı ve toplu ulaşım durduruldu.[1]