Kuzey Kore mayın patlamasına ilişkin itirazını BM’ye taşıdı
Kuzey Kore, BM Güvenlik Konseyi başkanına gönderdiği mektupta Güney Kore’yi eylüldeki sınır mayını olayını kurgulamakla suçladı. Seul ise patlamadan Kuzey’in mayın döşemesini sorumlu tutuyor ve konseye daha önce başvurmuştu. Pyongyang’ın yeni mektubu, tahkimat çalışmaları yakınındaki uyarı ateşine de itiraz ediyor. Bu diplomatik yazışma, tarafların çelişen suçlamalarını gündeme taşıyor; patlamanın sorumluluğuna ilişkin bağımsız bir bulgu sunmuyor.
Jeopolitik··Akşam
Pyongyang kendi anlatımını Güvenlik Konseyi’ne sundu
Kuzey Kore, BM Güvenlik Konseyi başkanına gönderdiği mektupta Güney Kore’yi sınırdaki mayın patlamasını kurgulamakla suçladı. Daimi temsilcinin 25 Ekim tarihli mektubunu resmî haber ajansı KCNA, 26 Ekim’de duyurdu. Kuzey Kore’nin bu suçlaması bağımsız olarak doğrulanmış değil.[1], [2]
Pyongyang, 21 Eylül’deki olayın sınır tahkimatını geciktirmek amacıyla kurgulandığını ileri sürdü. Kuzey Kore yönetimi, sınır boyunca yaptığı yolları ve tel örgüleri dış saldırıya karşı egemenliğini koruyan öz savunma önlemleri olarak tanımlıyor. Bu tanımlamalar, Kuzey Kore hükümetinin tutumunu yansıtıyor.[1]
Seul daha önce Kuzey’in mayın döşemesini sorumlu tutmuştu
Güney Kore, önceki hafta konseye gönderdiği kendi mektubunda patlamadan Kuzey’i sorumlu tuttu. Seul, Kuzey askerlerinin ateşkes düzenlemesine aykırı biçimde mayın döşediğini savunuyor. ABD öncülüğündeki Birleşmiş Milletler Komutanlığı da mayın döşenmesinin Kore Savaşı’nı durduran 1953 anlaşmasına aykırı olduğunu belirtti.[1]
Uyarı ateşi de anlaşmazlığın konuları arasında
KCNA’nın duyurduğu yanıt, sınırda çalışan askerlere Güney Kore’nin uyarı ateşi açmasını da eleştirdi. Seul, askerî sınır çizgisini geçen Kuzey askerlerine uyarı ateşi açtığını belirtiyor. Pyongyang ise personelinin güvenliğini hedef alan doğrudan bir eylemde öz savunma hakkına başvurabileceği uyarısında bulundu.[1]
Güney Kore, sınırın tam konumunu ele alacak askerî görüşmeler ve diyalog çağrısı yapmıştı. Son gelişme, Pyongyang’ın BM’de verdiği resmî yanıt. Karşılıklı mektuplarda, patlamaya ilişkin çelişen anlatımlar sürüyor. Sorumluluğu belirleyen bağımsız bir bulgu açıklanmış değil; iki taraf da kendi suçlamalarını koruyor.[1]