Kuzey Atlantik'teki kış konveksiyonu ile erkek ispermeçet balinalarının yavaş tıklamaları, okyanusta madde ve sesin farklı yönlerde nasıl taşındığını birlikte gösteriyor.
Bilim··Öğle
Yüzeyden bin metrenin altına
Phys.org'un aktardığı araştırmada Labrador ve Irminger denizlerindeki Argo şamandıraları, 2014–2017 arasında bin metre dolayında klorofil ölçtü. Güneş gören yüzey katmanına ait bu pigmentin o derinliğe ulaşmadan önce parçalanması bekleniyordu. Science Advances'ta 31 Temmuz'da yayımlanan çalışmaya göre soğuk ve sert kış rüzgârları yüzey suyunu soğutuyor; yoğunlaşan su hızla batarken canlı mikroalgleri ve organik kırıntıları 1.000 metrenin altına taşıyor. Bu yol, taneciklerin yerçekimiyle yavaşça çökelmesinden daha hızlı işliyor. Güçlü kışlarda mekanizmanın 500 m ile 2.000 m arasında bulunan organik taneciklerin yüzde 30 ile yüzde 50'sini sağladığı, en sert kışlarda katkının yaklaşık iki katına çıktığı bildiriliyor. Yüzeydeki uydu gözlemleri ile 1.000 metredeki tanecik özelliklerinin karşılaştırılması, aşağı taşınan malzemenin enerji bakımından zengin olduğunu gösterdi. Bulgular, yüzey ile derin okyanus arasındaki mevsimsel geçişin canlı malzemeyi beklenenden hızlı aktarabildiğini ortaya koyuyor.[1]
Derin suda uzun menzilli tıklamalar
İkinci haberde uluslararası bir ekip, Seyşeller, Sri Lanka, Norveç ve İskoçya açıklarındaki erkek ispermeçet balinalarına vantuzla tutturulan ses kaydedicilerle yavaş tıklamaları ölçtü. Bu alçak frekanslı iletişim sesleri, balinaların av bulmak için kullandığı yankı bulma tıklamalarından ayrı. Annals of the New York Academy of Sciences'ta 18 Mayıs'ta yayımlanan makaleye göre kaynak düzeyleri 1 mikropaskal başına 200 desibeli aşıyor; haber bunu herhangi bir memelide ölçülmüş en yüksek iletişim sesi olarak aktarıyor. Olağan derin su koşullarında tahmini etkin erişim yaklaşık 70 km. Ekip, büyük erkeklerin daha büyük burnunun daha düşük frekans üretebileceğini ve sesin beden büyüklüğünü taşıyan bir işaret olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar tıklamaların davranıştaki işlevinin ve diğer balinaların tepkisinin bilinmediğini vurguluyor. Sıcaklık, tuzluluk, derinlik ve gemi gürültüsü erişimi daraltıyor; yoğun gemi gürültüsünde sinyal birkaç kilometreyle sınırlanabiliyor.[2]
Okyanus koşulları içinde iki hareket
Haberler okyanustaki iki aktarımı ayrı yönlerde izliyor. Kuzey Atlantik çalışmasında kışın soğuyan ve yoğunlaşan yüzey suyu, mikroalgler ile organik tanecikleri dikey olarak derine götürüyor; Argo şamandıraları yüzeye özgü klorofili bin metre dolayında saptıyor. Balina çalışmasında alçak frekanslı tıklamalar derin suda yatay olarak onlarca kilometreye yayılabiliyor; balinaya takılan kaydediciler sesin kaynağını ve ritmini doğrudan izliyor. Her iki olayın menzili çevresel koşullarla birlikte veriliyor. Konvektif aktarım güçlü kış karışımında büyürken, sesin erişimi sıcaklık, tuzluluk, derinlik ve insan kaynaklı gemi gürültüsüyle değişiyor. Dikey aktarım mevsimlik karışım içinde ele alınırken, tıklamalar saniyeler arasındaki ritmi ve anlık akustik erişimi taşıyor. Ölçüm araçları da ayrı: şamandıralar su sütununu, vantuzlu kaydediciler tek tek balinaları izliyor. Bir haber organik malzemenin yüzey ekosisteminden derin katmanlara geçişini, diğeri erkek ispermeçet balinalarının iletişim sesinin su içindeki erişimini anlatıyor. Birlikte ele alındıklarında, derin okyanus durağan bir arka plan olarak kalmıyor; hareket eden su ve değişen akustik ortam, taşınan şeyin yolu ile eriştiği mesafenin ayrılmaz parçası oluyor.[1], [2]