Çocuk travma bakımında istenmeyen etkiler seyrek kaldı
Medical Xpress, travma sonrası stres bozukluğu için tedavi gören çocuk ve ergenlerde terapi sırasında istenmeyen etkilerin seyrek kaldığını aktarıyor. Münster Üniversitesi'nden Thole H. Hoppen'in yürüttüğü ve Journal of Child Psychology and Psychiatry'de yayımlanan çalışma, bu seyrekliği, travmatik anılarla yüzleşmenin kendi başına tehlikeli olabileceğinden kaygılanan aileler ve klinisyenler için somut bir güvenlik sinyali olarak sunuyor. Ekip; tedaviyi erken bırakma, belirtilerin ağırlaşması, intihar düşüncesinde artış ve eşlik eden başka bir durumun kötüleşmesini tek bir karışık zarar skoru yerine ayrı sonuçlar olarak inceledi. Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi, yayımlanmış çalışmalarda kaydedilen güvenlik ölçütlerinde özellikle olumlu göründü. Rapor, bu yayımların zaten yakaladığı zararları ölçüyor; yeni bir klinik gözetim düzeni kurmuyor. Klinik tarafta güvenlik tablosu, yayımlanmış terapi raporlarının zaten kaydettiği istenmeyen etkilerle sınırlı kalır ve bu tablonun ötesine geçmez. Bu sınırlı güvenlik tablosu, tedaviyi erken bırakma, belirtilerin ağırlaşması, intihar düşüncesinde artış ve eşlik eden durumun kötüleşmesi gibi kaydedilmiş sonuçların birlikte okunmasına dayanır; kapsamı yayımların kaydettiği istenmeyen etkilerin dışına taşmaz.[1]
